Seferihisar Emlak

İzmir’de 2,5 yaşındaki Güngör Burak Ç.’nin ölümü üzerindeki sis perdesi, akıllara “İhmal var mı?” sorusunu getirdi.
2 hafta önce minik Güngör, koltuktan düştüğü gerekçesiyle önce Seferihisar Devlet Hastanesi’ne, ardından da Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı.
Düştüğünde başını çarptığı iddia edilen Güngör’ün 10 gün kadar süren yaşam mücadelesi beyin ölümünün gerçekleşmesiyle son bulurken, cansız bedenin ardındaki dram ve ihmal iddiaları ise kamuoyunu sarsacak nitelikte. İddia ise Güngör’ün bedeninde düşme dışında farklı hasarların da oluştuğu ve ailenin bilgisi dışında koruyucu aileye verildiği.
“ÇOCUĞUMUN ÖLÜSÜNE GETİRMİŞLER BENİ!”
Minik çocuğun acılı annesi Ayşe Ç., Ben TV’ye yaptığı açıklamasında şunları söyledi:
“Aile içinde yaşananlardan dolayı Güngör ve ablası 15 gün arayla Karşıyaka Sevgi Evi tarafından elimizden alındı. Benim denetimli serbestliğimin olduğu süreçte yaşanan bu olaylar yüzünden ben imza vermeye gidemedim ve yeniden cezaevine girmem gerekti. Ben cezaevindeyken, oğlumu hiçbir bilgimiz ve rızamız olmadan koruyucu aileye vermişler. Cezaevindeyken haber geldi ve oğlumun yoğun bakımda olduğunu söylediler. Ben gittiğimde zaten çocuğumun beyin ölümü gerçekleşmişti. Çocuğumun ölüsüne getirmişler beni. Hastaneye gittiğimde yuva yetkilileri önce çocuğumun oyun odasında düştüğünü söylediler, sonrasında koruyucu aile evinde düştüğü söylendi. Ben cezaevindeyim, baba cezaevinde diye çocuğumu sahipsiz görüp nasıl olur da verirler başkalarına? Bunu sorunca önce bana ulaşamadıklarını söylediler. Bana nasıl ulaşamazlar? Bana ulaşamadılar diyelim, anneme kardeşime nasıl ulaşamazlar? Benim olduğum cezaevi belli değil mi? Ben bunların peşine düşünce sonra da çocuğu rızamız olmadan verebileceklerini söylediler.” dedi.
“NE HAKLA BAŞKASINA VERİYORLAR?”
Güngör’ün ihmaller zincirine kurban gittiğini söyleyen anne Ayşe Ç. “Çocuğumun başını çarptığını söylediler. Küçücük çocuk nasıl bir yerden düşüp başını çarptı ki bu kadar sert bir darbe alsın. Benim çocuğumun kolu kırık, vücudunda morluklar vardı. Bir çocuk koltuktan düştüğünde hem başını böyle çarpıp, hem de kolunu kırabilir mi? Sevgi Evi’nin müdürü benden çocuğumun organlarını bağışlamamı istiyor. Çocuğumu korumaya geldiğinde olmayanlar, organlarına sıra geldiği zaman neden ortaya çıkıyor? Bana kağıt imzalatmaya çalışıyorlar. Hiçbir kağıda imza atmayacağım. Benim çocuğumu ne hakla başkalarına veriyorlar, neye göre veriyorlar?” dedi.
“BAŞKA EVLATLAR GİTMESİN”
Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını söyleyen anne Ayşe Ç. “Çocuğum için otopsi de istedim. Sayın Savcı yaşananlar karşısında bana hak verdi. Benim minicik evladım gitti, başka evlatlar gitmesin. Çocuklarımız gelişigüzel başkalarının yanına yerleştirilmesin.” dedi.
Öte yandan suç duyurusu ile birlikte hukuki sürece dönen olayda, Aile ve Sosyal Politikalar İzmir İl Müdürlüğü, annenin ya da vasi olarak tayin edilen kişinin onayı olmaksızın çocuğun koruyucu aileye verilebileceğini söylerken, kimi hukukçular ise bunun gerçekleşemeyeceğini belirtti.
Güngör’ün ölümünde ihmal ya da varsa ihmaller zincirinin araştırılmasında, şimdi beklenen ilk gelişme ise minik çocuğun otopsisinden çıkacak sonuç. (BenTV)