Seferihisar Emlak

Seferihisar’da iki dönem belediye başkanlığı yaptıktan sonra koltuğunu 2009 seçimlerinde CHP’li Tunç Soyer’e bırakan Hamit Nişancı ile siyasette yeniden rol almasını ve hedeflerini konuştuk… 31 Mart seçimlerine giderken yeni bir anlayışla yola çıktığını ifade eden Nişancı; ‘’İlk dönemimde Seferihisar’a önemli hizmetler kazandırdım. Ancak gençliğimin etkisi ile kişisel hatalarım da oldu.  Ama artık 40 yaşını aştım, başkanlığı kaybettikten sonra geçmişin muhasebesini yaptım ve hatalarımı gördüm. Herkesi kucaklayan, 7 yaşındaki bir çocuktan 80 yaşındaki teyzeye kadar herkesle barışık, siyasi kadrolarla değil, işinin ehli ve Seferihisar sevdalısı gençlerimizle Seferihisar’a hizmet edeceğiz’’ dedi…

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in, her başkan gibi doğrularının ve yanlışlarının olduğunu ifade eden Nişancı, ‘’Çocuk Meclisi , Tohum Takas  ve ‘Kadınların el emeklerinin değerlendirilmesi’’ çalışmaları olumluydu. Ancak Başkan Soyer’in ikinci dönemindeki konsantrasyon kaybı ile birlikte Seferihisar’ın da önemli kayıpları oldu… Seferihisar Belediyesi’nin ekonomik yönden  ve çalışanların motivasyonu açısından acilen derlenip toparlanması gerekiyor. Bu da ancak hükümet desteğiyle olur’’ diye konuştu..

-Artık kenara çekildiğinizi, yeniden aday olmayacağınızı düşünüyorduk… Size de ‘’Siyaseti kenardan izliyorum’’ demiştiniz. Ne değişti de AK Parti’nin adayı oldunuz?

-AK Parti’de hizmete talip olunmaz, hizmet tevdi edilir düşüncesiyle adaylık müracaatında bulunmamıştım. Adaylığım da Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ortaya çıktı… Genel Başkan Yardımcımız Hamza Dağ Ankara’dan telefon açtı, Binali Bey’in beni arayacağını söyledi. Ardından da TBMM Başkanımız ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım aradı… ‘Seferihisar adayımızsın… Cumhurbaşkanımızın talimatıdır. Çalışmaya başla’ dedi… Seferihisar’a hizmet için ortaya büyük bir fırsat çıkmışken hayır deme şansım olabilir miydi? Seve seve kabul ettim tabi ki!..

-İki kez kaybettin, yenilmeye doymadın mı derlerse?..

– Benim için kimin ne dediği, ne diyeceği önemli değil… Önemli olan Seferihisar’ın ne kazanacağı… Önemli olan Nihat Zeybekci gibi Denizli Belediye Başkanlığı ve ekonomi bakanlığı deneyimi olan bir büyükşehir başkanının, Binali Yıldırım gibi bir duayenin İstanbul büyükşehir belediye başkanlığının, belediye ve siyaset ustası olan Cumhurbaşkanımızın desteğinde Seferihisar’ı ne kazanacağıdır… Tabi ki il ve ilçe yönetimlerimiz ile İzmir milletvekillerimiz de her an arkamızda olacak… Özellikle de Genel Başkan Yardımcımız Hamza Dağ’ın Seferihisar’a olan yakınlığını biliyoruz…  Bu durum, net bir ifade ile de Hamit Nişancı’nın başkanlığı, Seferihisar açısından büyük bir şanstır…

– Türkiye’nin yüzlerce şehri var… Hükümetin eli Seferihisar’a kadar uzanır mı? Bu el bugüne kadar neden buraya uzanmadı..

– Aday tanıtım toplantısından sonra havaalanına giderken, uğurlamak üzere olduğumuz Cumhurbaşkanımıza, çok ciddi borcumuzun ve sıkıntılarımızın olduğunu, ilçe olarak ayağa kalkmamızın 4-5 yılı bulacağını söyledim. ‘Sen kazan gel… Gerisini merak etme…’’ dedi. Ankara’daki elin Seferihisar’a uzanmadığı düşüncesine katılmıyorum… Hükümet ve ilgili bakanlıklar gerekeni yapmıştır. Eğitim, sağlık başta olmak üzere Seferihisar da hak ettiği devlet hizmetini aldı. İşte Kuşadası bölünmüş yolu… Hizmetin eksikliği yerel hizmette olmuştur…

– İl Başkanıyla aranızdan iletişim sorunu var mı?

– Adaylığımın kesinleştiği toplantıda kendileri de bana destek olmuştur. Aydın Başkan’la aramda zerre kadar problem yoktur. Sürekli letişim halindeyiz.

– Tunç Soyer döneminde hizmet eksikliğinin olduğunu mu öne sürüyorsunuz.

– Doğrudan Tunç Soyer’i hedef alan söylemim yok… Her başkanın olduğu gibi Tunç Soyer’in de yaptıkları ve yapamadıkları vardır. Özellikle başkanlığının ilk döneminde ilçenin marka değerini artırma konusundaki gayretlerini inkar etmeyiz. Çocuk Belediyesi, Tohum Takas, Üretici Pazarları ve ilçenin tanıtımı konusundaki çabaları faydalı olmuştur. Ancak Tunç Soyer’de, ikinci dönemin ortalarından itibaren büyük bir konsantrasyon kaybı olmuş bu da doğrudan hizmetlere ve çalışanlara yansımıştır… Kadronun 900’ü aşmasına bağlı olarak gelinen ekonomik çıkmaz da bu konsantrasyon kaybının sonucudur. Seferihisar’ın adı, artık Cittaslow bünyesinde bile iyice zayıflamıştır. Büyükşehir adaylı gündemi meşgul edince midir, mental yorgunluk mudur, algı dağınıklığı mıdır, başka sebepler mi vardır bilemem.. Sokaktaki vatandaş, ‘Otelin satışı gerçekleşti, başkanın heyecanı gitti’’ diye konuşuyor. Seferihisar Belediyesi’nin önceliği, bu dağınıklığın bir an önce aşılması ve motivasyonun sağlanmasıdır…  120 milyon lirayı aşan borcun tasfiyesidir…

– Kadronun 900’ü aştığını söylediniz… Seçimi kazanırsanız azaltacak mısınız? Eleman çıkışı olacak mı? Özellikle de siyaseten sizden olmayanların durumu ne olacak?

– Ben 20’li yaşlardaki mantalitemi tamamen değiştirdim… Siyasi düşüncesi ne olursa olsun herkesi kucaklayan, Seferihisar için elini taşın altına koyan herkesle birlikte yürümeye varım… İşini iyi yapan, yüreği Seferihisar için çarpan ve insanlarımıza hizmeti asli görev kabul eden çalışanlarımızla alıp veremediğim olamaz… Belediyeye çeki düzen verirken eleman azaltarak değil, yeni kaynaklar ve projeler geliştirerek pastayı büyüteceğiz… Sığacık Girlen bölgesi her seçimde gündeme geliyor… Orada yapacağımız düzenleme ile yeni yollar açarak, parklar yaparak, kafeler oluşturarak 100-150 kişinin istihdamına yönelik kaynak yaratmak mümkün… Yine yat limanının yanına inşa edilecek balıkçı barınağı ile ekmeğini denizden kazanan insanlarımızın ekonomiden aldıkları payı büyütürüz… Yani eleman çıkarmak gibi kolay bir yola gitmeyi düşünmüyorum… 

– Koltuğu geri almakta kararlısınız bu kez…

– Kaybettiğim koltuğu geri almak gibi bir hedefim yok… Her küslük beraberinde bir yorgunluk getirir…  Ben hangi partiden olursa olsun Seferihisar için kiminle görüşmek gerekiyorsa gider görüşürüm. Bu anlayışla çalışarak Seferihisar Belediyesi’ni içinde bulunduğu bataklıktan biz çıkarabiliriz…Ankara’nın desteğinde çok uzun vadeli kredi temin ederek bu gençlerimizin maaşlarını ancak biz kurtarabiliriz… Umarım Seferihisarlı hemşerilerim, kardeşlerim, büyüklerim bu fırsatı değerlendirecektir.

-Muhtemel bir başkanlık dönemine yönelik projeleriniz de vardır mutlaka…

Elbette var… Bunları ilde yapılacak geniş kapsamlı açıklama ile kamuoyuna duyuracağız… Ama birkaçını şimdiden açıklayabilirim.

 İlk adımımız belediyedeki konsantrasyon kaybını gidermek olacak. Konsantrasyonun kaybetmemiş çalışma arkadaşlarımızla birlikte yeni bir heyecanın herkesi sarmasını sağlayacağız.

 Seferihisar’ın alt yapı, imar, yol sorunları kalıcı bir şekilde sonuçlandırılacak. 10 yıl sonra yol şikayeti, yol kazısı şikayeti duyulmayacak… Büyükşehir ise büyükşehir ile, doğal gaz şirketi ise bu şirketle veya elektrik tedarikçisi kurum ile koordineli hareket ederek isteyenin istediği zaman sokak cadde kazmasının önüne geçeceğiz… Alt yapı bir defada kökten hallolacak…

 Seferihisar’ın otopark sorununu veya trafik akışkanlığını çözmek olmazsa olmazımızdır… Kenti bu karmaşadan bir an önce kurtarmamız gerekiyor.

 Tunç Soyer dönemindeki güzel işler aynen devam edecek. Çocuk Belediyesi, Tohum Takas ve Üretici Pazarları sürecek. Üretici pazarlarımızda sadece Seferihisar ve mahallelerindeki üreticilerimiz tezgah açacak. Dışarıdan esnafın sergi açmasına izin vermeyeceğiz.

 Mandalina bahçeleri kesinlikle korunacak. Planlarda buralar konut alanına dönüştürülüyorsa ilgili bakanlıkların en yetkilileriyle görüşmeler yapılarak gerektiğinde itiraz sürelerinde konu takip edilerek yeşil alanlarımız korunacak. Sığacık bakir ve doğal yapısıyla yeni nesillere aktarılacak…

 Akademisyenlerin, uzmanların ve halkımızın katılacağı arama konferansları ile ufkumuzu açacağız… Bütün İzmir’in bütün Türkiye’nin konuştuğu çok güzel projelerimiz olacak…

Son Güncelleme : 31 Ocak 2019 12:52