Seferihisar Emlak

Nedir bu “cittaslow Seferihisar” hiç düşündünüz mü? Sahiden anlatıldığı gibi sakin şehir midir Seferihisar?

Sanmam…
Cittaslow 1999 yılında İtalya’da kurulmuş uluslararası belediyeler birliğidir. Cittaslow, belediyelerin üye olabildiği, merkezi İtalya’da bulunan uluslararası bir birliktir.  Cittaslow hareketinin kuruluş amacı kentlerin kendi kimliklerine sahip çıkarak küreselleşme sonucu ortaya çıkan kentlerin birbirine benzemesine, aynılaşmasının önüne geçilmesidir. Kentler yönetilirken, yerel yemeklerine, geleneksel mimarisine, gelenek – göreneklerine, zanaatlarına, esnafına sahip çıkılması ve desteklenmesi birliğin en önemli kuralıdır.

Okurken “güzel bir şeymiş bu Cittaslow” dediğinizi duyar gibiyim. Peki ama Seferihisar ile bağdaştırabildiniz mi?
Bizim kentimiz kendi kimliğine sahip çıkabildi mi? Eski Seferihisar böyle miydi oysa? Sokakları mandalina kokan, yeşilin içerisinde, maviye sadece birkaç kilometre uzaklıkta, saklı bir inci gibiydi. Şimdi ise mandalina bahçelerinin yerini binalar almış vaziyette. Sokaklar artık mandalina değil inşaat tozu kokuyor. Amaç, küreselleşme sonucu kentlerin birbirine benzememesiydi; Seferihisar çoktan bir pazar haline geldi bile. Esnafa sahip çıkılması ve desteklenmesi amacı ile Cittoslow kriterlerindendi fakat şimdi esnaf kan ağlıyor. Nüfus arttı Seferihisar pazar haline geldi ancak esnaf neden umduğunu bulamadı? Sizce de bir iş yok mu bu terslikte? Elbette terslik var. Adım başı kurulan zincir marketler yerli esnafın ekmeğini elinden alıverdi.

Gözbebeğimiz Sığacık; Bir tarafı deniz, bir tarafı doğa, bir tarafı tarih olan incimiz. Kale içerisine üretici pazarı kurularak yereldeki yetenekli, üretici kadınlarımız kalkınsın, el işçiliği yapan zanaatkarlar hem sanatını yapıp hem de kazanç sağlasın denmişti öyleydi de. Şimdi ise burayı sadece “pazar” olarak gören ticaretçilerin yerel üreticiyi dışladığı bir yer haline geldi. Herkes kazansın barış içinde doğamızı koruyarak benliğimizi kaybetmeden yaşayalım istiyorum. Abartıldığı kadar sakin şehir değiliz bunu anlatmaya çalışıyorum…

Cittaslow’un Yöresel mimarisine sahip çıkılması ve desteklenmesi amacını anlatmıyorum bile; ilçemizdeki tarihi binalarımızın restorasyonu ve ardından işletilme şekli sadece mülk sahiplerini değil, hepimizi ilgilendiriyor. Tabela keşmekeşini ise anlatmaya gerek yok; bunu anlamak için çarşıdan geçmemiz yeterli… Koca koca tabelalardan veya yayanın yürüyemediği kaldırımlardan bahsetmiyorum bile. Strafor kaplı tek tip binalar tüm sokaklarımızı işgal etti. Geleneksel mimari dokumuzu koruyamadık. Gün geçtikçe mandalina kokularından uzaklaştık, gökyüzünü göremez olduk. Artık kaldırımlarda tahta sandalyelerde Seferihisar’ın çınarları oturmuyor. Restorantların masa ve sandalyeleri yer alıyor.

Demem o ki biz artık Cittaslow değiliz. Eskidendi “sakin şehir” şimdi Seferihisar karmaşık şehir oldu.

Sevgili okurlar; Seferihisar’da büyüyen biri olarak bilinen yanlışa dokunmak istedim. Umarım haddimi aşmamış doğru anlaşılmışımdır.
Sevgi ve saygılarımla selamlıyor görüşlerinizi bekliyorum..
Görüşlerinizi veya yazmamı istediğiniz konuları bana mail atabilirsiniz:
dlkgurbuz3@gmail.com

Son Güncelleme : 15 Mart 2021 21:26