Seferihisar Emlak

ASYA YAŞARİKİZ / YENİ HABER – 5-15 Haziran 1972 tarihinde düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında alınan kararla, 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak belirlendi. Dünyanın dengesini korumak, insan ve doğaya öncelik verme amacı taşıyan bu günde Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Dönem Eş Sözcüsü Erhan İçöz ile Seferihisar’ın çevre sorunlarını konuştuk. Seferihisar’da yaşayan İçöz, Seferihisar’ın gerçekten Yavaş Şehir olup olmadığı konusunda endişeli.

SAKİN ŞEHRİN AKSİNE…

Seferihisar, 2010 yılında Türkiye’nin ilk Cittaslow’u (Sakin Şehir) oldu. Dönemin Belediye Başkanı Tunç Soyer’in katkılarıyla gerçekleşen bu başarı EGEÇEP Dönem Eş Sözcüsü Erhan İçöz’e göre göç ve ardından hızlı yapılaşma getirdi. Göçle birlikte Seferihisar’ın yapılaşmaya doyduğunu düşünen İçöz, önlem alınmazsa Seferihisar’ın herhangi bir şehirden farkının kalmayacağına dikkat çekerek “Göç hızlı yapılaşmayı getiriyor bu da trafik sorununu gündeme getiriyor. Sakin Şehrin aksine bizde inanılmaz bir trafik var” dedi.
Sığacık’ın da hızlı yapılaşmadan nasibini aldığını belirten İçöz, Sığacık’taki yoğun araç trafiği ve gürültünün nedenini şu sözlerle ortaya koydu; “Burada hızlı yapılaşmayı teşvik eden bir marina var. Marina çok fazla araç trafiğine sebep oluyor. Denizin halkla buluşması da yavaş yavaş ortadan kalkıyor.”
Ekim depreminde Sığacık’ta yaşanan tsunamiyi de hatırlatan İçöz, “Tsunami tekrar gerçekleşebilir. Buna karşı önlem alınmalı. TMMOB’a bağlı odalar belediyelerle birlikte çalışıp destek vermeye hazır. Bundan yararlanmamak çok yanlış. TMMOB ile Seferihisar’ın sorunları çözülebilir” ifadeleri ile ortak akıl çağrısı yaptı.

SONDAJ KUYULARI

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının geçtiğimiz yıl duyurduğu Orhanlı ve Yeniköy Mahallelerinde 3220 hektarlık alanda açmak istediği 14 adet jeotermal sondaj kuyusu hakkında da konuşan İçöz, yöneticilerin şeffaf olmadığını ve yapılmak istenen projelerin halktan gizlendiğini iddia ederek duruma “Halka projenin amacı anlatılmalı. Orhanlı’dan Yeniköy’e kadar olan projelerde çok çeşitli söylentiler çıktı. Elektrik santralı yapılıp burada projelenecek otellere sıcak su verileceği söylendi. Bu spekülasyonların nedeni şeffaf olunmaması” ifadeleri ile tepki gösterdi.
Orhanlı, Yeniköy arası alanda zeytinliklerin, meyve bahçelerinin ve tarihi yapıların olduğunu hatırlaran İçöz, jeotermal ile birlikte yeraltı kirliliği oluşacağını bunun da dereleri kirleterek denize de ulaşacağının altını çizdi. İçöz, jeotermal, rüzgar gibi enerji santrallerinin çevreci olmadığını belirterek “Elektrik Mühendisleri Odası’nın yaptığı araştırmalar da gösteriyor ki, bu santralların sağlayacağı enerjiye ihtiyacımız yok. Mevcut enerji potansiyelini iyi kullanarak onlarca yıl, enerji sağlayabiliriz” dedi.


İçöz, Sığacık’taki rüzgar türbünlerinin de temiz enerji olarak sunulmasını eleştirerek “Bunlar temiz enerji değildir, çünkü manyetik alan yayarlar, gürültü kirliliği yaparlar. Sahil kesimindeki yurttaşlar geceleri seslerden rahatsız oluyor” şeklinde konuştu.
Kocaçay Projesi’ne de değinen İçöz, proje ile su ve toprağın buluşmasının engelleneceğini, projenin görsel olarak güzel görünse de ekolojik olarak olumsuz sonuçlar doğuracağını şu sözlerle açıkladı; “Çay, kuru gibi görünse de alüvyon altı su akışları nedeniyle aşağıdaki ovanın yeraltı sularını besliyor. Eğer burası betonla kaplanırsa bu özelliği gidecek.”
İçöz son olarak, Tunç Soyer döneminde büyük zaferle kazanılan balık çiftlikleri mücadelesini de hatırlatarak Sığacık’ta yeniden ÇED Olumlu Raporu alan Orkinos balık çiftliğine ve körfezin kuzeyinde yer alan balık çiftliklerine tepki gösterdi.