Seferihisar Emlak

Seferihisar’ın kara günü 2 Ocak 1988…

Bugün dahi gencinden yaşlısına kulaktan kulağa anlatılan bir facianın adıdır 2 Ocak 1988… Bu faciaya yakınen tanıklık edenlerin yaşadıkları travmayı atlamadıkları ve o anları anlatırken hıçkırarak ağladıkları tarihtir 2 Ocak 1988.

Almanya’da yaşamını sürdüren bir grup gurbetçi vatandaşımız yeni yılın ilk günlerini vatanlarında ve yakınlarıyla geçirmek istemesiyle başlamıştı bu hazin yolculuk hikayesi. Almanya – Türkiye arasındaki tarifeli uçaklarda yaşanan doluluktan ötürü, sonu facia ile bitecek olan bu hüzün rotasının yolcuları, içlerindeki yaşadıkları vatan hasretiyle özel uçakla Türkiye’ye gelmeye karar verdiler. Tarifeli uçaklarda yaşanan doluluktan ötürü önce hüzünlenen, son saatlerde buldukları Condor Flugdienst’ firmasına ait 3782 uçuş kodlu D-ABHD tescilli Boeing 737-230 tipi özel uçakla vatanlarına gelebilecek olmanın sevincini göz yaşlarıyla kutladıkları o anlar hava limanında bulunanlar tarafından anlatılmaktadır. Sonu facia ile bitecek olan bu hüzün güzergahının yolcuları, son anda yaşadıkları sevinçle neredeyse tüm bagaj haklarını sürpriz ziyaret yapacakları yakınlarına hediye ile tamamladılar.

2 Ocak 1988 Cumartesi günü saat 18.00 gibi Stuttgart-Echterdingen Havalimanından İzmir Adnan Menderes Havalimanına doğru havalanan uçağın 11 yolcusunun sevinci tüm uçuş boyunca sürdü. Türkiye hava sahasına girildiği kaptan pilot tarafından anons edildiğinde uçağın içinde sevgi yumağı olmuştu tüm yolcular. O sırada İzmir’de bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. Adeta yaklaşan bu faciaya gökyüzü ağlıyordu. İçinde 5 mürettebat 11 yolcu ile alçalmaya başlayan uçak, yavaş yavaş hazin sona yaklaşıyordu.

Uçağın Seferihisar üzerinden geçişi sırasında çıkardığı gürültü yağmur sesinin, gök gürültüsünün bile önüne geçmişti. Bu sesin böylesine bir havada evlerinde oturan Seferihisarlılar tarafından duyulabilmesi pek hayra alamet değildi. Uçak, o esnada olması gereken irtifadan daha alçakta uçuyordu. O sıralarda Adnan Menderes Havalimanındaki görevli kuryeler uçağın sinyallerinin almaktaydı. Görevliler tarafından takip edilen sinyaller bir anda radardan kayboldu. O sırada yağan yağmurdan ötürü elektiriklerin kısmen kesik olduğu Seferihisar’da duyulan patlama sesi herkesi tedirgin etmişti.

Umutla başlayan bu yolculuk 20.15’ de faciayla sona erdi. Beyler köyündeki Dümentepe’ye büyük bir gürültüyle çarpan uçak 16 kişiye mezar olmuştu. Saniyeler önce bir birleriyle mutluluklarını paylaşan 11 yolcu ve 5 kişilik mürettebat olay yerinde can verdi.

Bu feci kaza 1988 yılının ilk uçak kazası olarak dünya tarihe geçti.

HÜZÜN YOLCULUĞU

Cehennem gibi bir felaketin yaşandığı o geceye tanık olanlar, evlerinde otururken çok güçlü bir patlamanın duyulduğunu ve gökyüzünde bir alev topu gördürdüklerini şu anda bile çok net hatırlamaktalar. Uçağın düştüğü yere en yakın yerleşim yeri olan Beyler köyünün vatandaşları, yardım edebilmek için seferber olmuşlardı; bardaktan boşanırcasına yağan bu zifir gecede tüm zorluklara rağmen  kazazedelerin yardımına ilk koşanlar onlar olmuştu.

Ancak arazinin dağlık ve ormanlık olmasından dolayı kazadan bir saat sonra olay yerine varan vatandaşlar gördükleri  manzarayı “cehennem gibiydi” diyerek göz yaşlarıyla anımsıyorlar. Köy halkı kaza yerine vardığında yaşayan hiç kimsenin olmadığını, uçağın yanmaya devam ettiğini ve çevredeki ağaçların dallarında takılmış vaziyette vefat etmiş insanların olduğunu ağlayarak anlatmaktalar.

33 Yıl sonra parçalara rastlandı

2019 yazında İzmir’de çıkan büyük yangının ardından uçağın kalıntıları yeniden gün yüzüne çıktı.

Bu feci olayın ardından sevdiklerine kavuşabilmek ümidiyle yola çıkan 11 vatandaşımızın ve 5 mürettebatın yolculuk izleri 33 yıl geçmesine rağmen Dümentepe’de durmaktadır.

Son Güncelleme : 18 Mart 2021 11:50