Haber Türk Tv’de önceki akşam Türkiye’nin Nabzı adıyla yayınlanan ve Didem Arslan Yılmaz’ın sunduğu programın konuğu CHP’nin İzmir Büyükşehir Adayı Tunç Soyer idi. Didem Hanım, program başlar başlamaz mesleği gereği midir, televizyonunun yayın politikası gereği midir bilinmez ama Tunç Soyer’i, babası Nurettin Soyer hakkında soru yağmuruna tutarak yayına başladı! Didem Hanım, ‘’Tunç Soyer’in babası Nurettin Soyer, 12 Eylül 1980’de askerin yönetime el koyduğu yıllarda askeri savcı iken ‘Yok sağcılara şunu yapmış, yok bunu yapmış! Yok sağcılar babasından dolayı Tunç Soyer’e oy verirler miymiş?” gibi sorularıyla adeta yaylım ateşine geçti. Tunç Soyer ise bu sorulara hazırdı. Bazen gülerek bazen kendisine göre açıklamalar yaparak bu konuyu geçiştirmeye çalıştı.EĞİTİMİNİ YURT DIŞINDA SÜRDÜRÜYORDUNiçin geçiştirmeye çalıştı?.. Yahu arkadaş, Tunç Soyer o yıllarda henüz 23 yaşında bir delikanlı idi ve eğitimini yurt dışında sürdürüyordu! Tunç Soyer, ne bilsin babasının kime ne yaptığını?Ayrıca Tunç Soyer’in babası Nurettin Soyer mi yaptı askeri darbeyi?Tunç Soyer, programda bu soruyla karşılaşacağını çok iyi biliyordu ve hazırlıklıydı. Acılarla dolu geçen o yılların ve herkesin sıkıntı çektiği darbe sürecinin çok gerilerde ve tarihte kaldığını ifade ederken Didem Hanım’a, adeta demokrasi dersi verdi.Demokrasinin olmadığı bir ülkenin kalkınamayacağını, demokrasinin sadece siyasi bir olgu değil, ekonomiyi de eğitimi de sağlığı da olumlu yönde doğrudan etkileyen bir rejim olduğunu vurguladı. Bu arada tek adamın iradesine ve iki dudağı arasından çıkacak sözlere bağlı sistemin ülkeyi ilerletemeyeceğini ifade etti. Soyer, program sunucusunun ‘’Kemal Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı olsa da düşünceniz aynı olur mu?’’ cümlesiyle dile getirdiği ve kendisini Kılıçdaroğlu ile karşı karşıya getirebileceği düşünülen soruya da ‘’Ben sistemin yanlışlığını öne sürüyorum. Konu kişiler değil’’ diyerek ustaca bir cevap verdi. Zaten Tunç Soyer’in en büyük özelliği de kişiler üzerinden siyaset yapmamasıydı. O, kişilerle uğraşmanın insanı küçülteceğine inananlardandı.‘’SEFERİHİSAR KÜÇÜK, İZMİR İSE BÜYÜK ŞEHİR’’ Program akışında sıra Tunç Soyer’in Seferihisar’da yaptığı hizmetleri İzmir’de nasıl hayata geçireceği konusuna geldi.Geldi gelmesine de Didem Hanım negatif tavrını sürdürdü. Ona göre tohum takas meselesi, tüketici pazarları küçük yerlerde uygulanabilirdi ama bunlar İzmir gibi büyük bir şehirde nasıl uygulanırdı. Oysa bu sorular tam da Tunç Soyer’in uzmanlık alanıydı. Bir evde bulunan bir avuç kara kılçık buğdayından 9 yılda 500 dönüm ekim alanına ulaşmanın hikayesini anlattı.Lawanta ile Turgut köyünün nasıl geliştiğini açıkladı. Cittaslow üyeliğine kabul edilen 15 ilçe içinde AK Partili, MHP’li belediyelerin de olduğunu, tohum takas şenliğinin, masal evinin tüm yurtta kabul gördüğünü anlatırken, projelerinin Seferihisar ile kısıtlı olmadığını tüm Türkiye’de ve büyük şehir İzmir’de de uygulanabilirliğini ifade etti.İttifak ortakları İYİ Parti ile çok uyumlu çalıştıklarını, seçimde AK Partili, MHP’li, HDP’li seçmenden de oy alacaklarına inandığını söyledi… Tunç Soyer, konuşması sırasında edebiyattan, İzmir’in tarihinden, Akdeniz’i ülkelerinden ve dünyanın çeşitli ülkelerindeki örnek alınacak uygulamalardan söz ederek her alanda donanımlı bir kişi olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na hazır olduğunu gösterdi. Programın sonuna doğru bir baktık ki; Didem Arslan Yılmaz, kendisini ağır sorulardan kurtardı ve Soyer ile İzmir üzerine çeşitli konuları konuşmaya başladı.EKRAN ARKASINDAN YÖNLENDİRME Mİ VAR Burada ilgimi çeken olay ve bu programı köşeme taşımamın asıl nedeni; "Siyasetçileri yayına çıkaran Didem Arslan Yılmaz gibi isimler, program öncesinde Tv yöneticilerinden aldıkları soruları mı konuklarına soruyor? Ya da yayın sırasında whatsapptan veya tweterden kendilerine iletilen soruları mı yöneltiyor diye düşündüm. Çünkü sorularının cevaplarını alırkenki tavrı ve gözünü, önündeki tablet veya bilgisayardan ayıramaması, sanki ekran arkasından yönlendirildiği izlenimini veriyordu. Ertesi sabah FOX TV’de İsmail Küçükaya, AK Parti’nin İzmir adayı Nihat Zeybekci’ye soru yöneltirken ise kendi iradesiyle hareket ettiğini net bir şekilde ortaya koydu.YOLUN AÇIK OLSUN Program sunucuları hangi tavrı takınırsa takınsın, Tunç Soyer gibi vizyonu zirve yapmış isimlerin muhatap oldukları bu sorulara hiç zorluk çekmeden cevap vermelerini takdire şayan buluyorum. Ülkemizde Tunç Soyer gibi isimler kolay yetişmiyor. Geçmişteki pek çok yazımda da bahsini yaptığım gibi Tunç Soyer gibi bir belediye başkanını Seferihisar bir daha asla bulamayacaktır. Yolun açık olsun Sevgili Tunç başkan…