03 Nisan 2025, Perşembe Yeni Haber
Haber Girişi : 2.04.2025

Otomobil üreticisi firmalara kartel cezası

Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık'taki rekabet kurumları son dönemde zorluklar yaşayan Avrupa otomobil sektöründeki büyük firmalara rekabeti kısıtladıkları bulgusuyla önemli miktarlarda ceza kesti.

Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık'taki rekabet kurumları son dönemde zorluklar yaşayan Avrupa otomobil sektöründeki büyük firmalara rekabeti kısıtladıkları bulgusuyla önemli miktarlarda ceza kesti. 

Dün açıklanan karara göre, Avrupa Komisyonu; Volkswagen, Stellantis, BMW, Ford, Toyota, Suzuki, Opel, gibi 15 büyük araba üreticisine ve Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği’ne (ACEA) toplam 458 milyon euro ceza kesti ve bu şirketlerin "kullanım ömrü sona ermiş araçlar" (ELV - End-of-Life Vehicles) konusunda 2002’den 2017’ye kadar 15 yıl boyunca bir kartel oluşturarak rekabet kurallarını ihlal ettiğine hükmetti. Birleşik Krallık Rekabet Kurumu ise yine aynı nedenle   77.7 milyon Pound'luk cezayı onayladı. Mercedes ise karteli ihbar eden firma olarak cezadan muaf tutuldu.

Otomobil üreticilerinin kurmuş olduğu kartel, gizli anlaşmalarla 'geri dönüşüm sektöründe' kendi aralaraındaki rekabeti ortadan kaldırmaya ve birlikte hareket ederek geri dönüşüm sektöründe haksız kazanç sağlamaya yönelik. Avrupa Birliği’nin ELV Direktifi’ne (2000/53/EC) göre, araba üreticileri eski veya hasarlı araçların sahiplerine ücretsiz geri dönüşüm imkânı sağlamak ve gerekirse maliyetleri karşılamak zorunda. Ancak bu geri dönüşüm ve söküm işlemi Yetkili Geri Dönüşüm Tesislerinde/ Authorized Treatment Facilities (ATFs) yapılmak zorunda. Yine AB'nin kurallarına göre otomobil üreticileri, eğer ömrünü tamamlamış araçların yeniden dönüşüm değeri söküm ve hurdaya ayırma değerini geçmiyorsa bu tesislere ödeme yapmak zorunda. Ancak bu şirketler, geri dönüşümcü firmalara (dismantlers) ödeme yapmamak için anlaştığı için birlikte hareket etmiş ve geri dönüşümün zaten kârlı olduğu gerekçesiyle bu tesislere herhangi bir ödeme yapmaması söz konusu olmuş durumda. Bu da, üreticilerin maliyetlerini düşürürken, rekabeti engellemiş ve geri dönüşüm sektörünü finansal olarak zarara uğratmış durumda. 

Ayrıca firmaların, araçlarının ne kadar geri dönüştürülebilir olduğu veya yeni arabalarda ne kadar geri dönüştürülmüş malzeme kullanıldığı konusunda rekabet etmemek için anlaştığı da iddialar arasında. Kartelin bu yönüyle üreticilerin araçlarını daha geri dönüştürülebilir hale getirme veya ATF’lerle iş birliği yaparak yenilikçi çözümler geliştirme motivasyonunu ortadan kaldırması da potansiyel zararlar arasnda. 

Ayrıca Kartel, araçların geri dönüşüm performansını gizleyerek tüketicilerin çevreci araçlara yönelmesini de engellediği iddia edilebilir. Mali açıdan ise en büyük zararı ATF'lerin gördüğü anlaşılıyor. Kartel, AB’deki ATF’lere geri dönüşüm masrafları için ödeme yapmayı engelleyici davranışıyla bu tesislerin gelirlerini hurda metal ve ikinci el parça satışına bağımlı hale getirmiş olduğu da görülüyor. 

Avrupa Birliği ve Türkiye özellikle otomotiv sektöründe birbiriyle doğrudan ilişkiler kurmuş durumda. Avrupa'daki üreticilerin çoğunun Türkiye'de de üretim tesisleri ve/veya dağıtım ağları mevcut. Türkiye’de de benzer bir mevzuat olarak “Ömrünü Tamamlamış Araçların Kontrolü Hakkında Yönetmelik” üreticilere geri dönüşüm sorumluluğu yüklemekte. Bu yönüyle AB'deki kartelin Türkiye işlemlerine ne kadar yansıdığının tespiti, bundan zarar gören kişi veya kurumların mahkemelerde zarar tazminatı davaları açmaları açısından son derece önemli görünüyor.

Yorum