SEFERİHİSAR BELEDİYESİ BASIN BİRİMİNDEN AÇIKLAMA Seferihisar Haber Portalı Sitesi www.seferihisar.com’da belediyemiz Basın Halkla İlişkiler Birimi hakkında Mustafa Karabulut tarafından "Ağabey Nasihati” isimli köşe yazısına cevaben yazılmıştır. Öncelikle kendisini her zaman için ağabey gördüğümüz, saygıda kusur etmediğimiz, yaptığımız birçok işte kendisiyle fikir alışverişinde olduğumuzun en iyi "Mustafa Ağabey’in” kendisi tarafından bilineceği düşüncesindeyiz.Görevimiz Seferihisar Belediyesi ve Başkanıyla basın kuruluşları arasındaki bağı kurmak, kuvvetlendirmektir. Misyonumuzun medyayla başkan arasında duvar değil, köprü olmak olduğunun bilincinde olduğumuzun sonuna kadar arkasındayız. Tabi ki hatalarımız, yanlışlarımız olmuştur ve olacaktır. Ama ağabey olarak gördüğümüz insanlardan, bizimle ilgili eleştirileri herkesin önünde değil, yüzümüze yapmasını beklemenin de en doğal hakkımız olduğunu düşünüyoruz.Hiçbir zaman "Biz Yaptık”, "Biz Mükemmeliz”, "Seferihisar’ı Ulusal Basına Taşıdık” gibi cümlelerimiz olmamıştır. Böyle bir kendini beğenmişlik, kendini olduğundan farklı yansıtacak tavırlar içerisine girdiğimiz suçlaması bizi en çok üzen konudur. Her zaman nerede duracağımız, kiminle nasıl konuşacağımız bilecek seviyede ve eğitimde insanlar olduğumuzu düşünüyoruz. En büyük dileğimiz bu acı suçlamanın çok çabuk düzeltilmesidir.Belediye Kültür Sarayı’nda ve belediyenin yaptığı tüm etkinliklerle ilgili her zaman servis yapılmıştır. Sözü geçen en son ki program 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliğidir. Konuyla ilgili haber bir gün gecikmeli olarak sitenin editörüne teslim edilmiştir. Haberin www.seferihisar.com da yayınlanmaması sitenin kendi iç yönetimiyle ilgili bir meseledir.Kardeş Şehir konusuyla ilgili haber gündemimizde olan fakat henüz zamanı gelmemiş bir haberdir. Ama bunu duymuş bir gazetecinin, Belediyenin haber servis etmesini beklemeden bu haberi kendisinin yapması da en doğal hakkıdır.Bir diğer konu ise TEDAŞ tarafından yürütülen çalışmaların haberinin yapılmamasıdır. Bu haber Belediyenin resmi sitesinde yayınlanmış, www.seferihisar.com’un editörlerine de servis edilmiştir. Zaten burada öne çıkarılacak haber, elektrik ve telefon kablolarının yer altına alındıktan sonra Atatürk Caddesi’nin Belediyenin direk kendisi tarafından yapacağı çalışmadır. Çalışma başladığı zaman tüm detaylar aktarılacaktır.Son olarak Belediye Başkanımız Tunç Soyer’in önderliğinde, ürettiği ve uygulamaya geçirdiği projelerle Seferihisar’ın adı ulusal medyada çok sık duyulur hale gelmiştir. 2010 yılında Seferihisar Belediyesi Türkiye’nin en çok ulusal basında haberi çıkan ilçe belediyesi olmuştur.Seferihisar Belediyesi Basınla ilgili çalışmalarını yerel, bölgesel ve ulusal olarak üç ayrı kategoride takip etmektedir. İki sene sonunda gelinen seviye bilinirlik, tanınırlık, çevre anlamında aynı işi yapan birçok meslektaşın hayali seviyesindedir. Seferihisar Belediyesi buraya Hürriyet, CNN, Show Tv gibi kanalları yılda bir kez bile getirebiliyor, ana haber bültenlerine de taşıyorsa bu bir başarıdır. Başarıda payı olan herkes takdir edilmelidir. Ki en yakından kendileri bilir, bölgesel bir gazetede, çeyrek sayfa bir haberin bile çıkarılmasının ne kadar zor olduğunu… Yerel gazeteciliğin önemi ve desteklenmesi Seferihisar Belediyesi tarafından her zaman öncelikli konu olmuştur. 32 yıllık tecrübelerinizle bize ışık tutmanız, yol göstermeniz her zaman ihtiyacımız olan bir destektir. Eksiklerimizi gidermek, Seferihisar’ın adını her platformda daha fazla geçirmek her zaman asli görevimiz ve boynumuzun borcu olacaktır.Seferihisar Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Birimi Adına A.Kıvanç EGEMustafa Karabulut’un not’u Söz konusu yazımda hiçbir muhatabımın alınacağını düşünmedim. Amacım özellikle Halil Bor arkadaşımızın gazeteciliği daha çok önemsemesini ve çektiği fotoğraf ve haberlerini geciktirmeden kısa zaman diliminde yayına verilmesini, ayrıca haberciliğin çok iyi duymak, bakmak değil çok iyi görmek ve yaşamak olduğunu, yaptığı haberleri en azından notlar halinde kaleme alınıp geciktirmeden yayın kuruluşlarına göndermelerini ima etmiştim.Biliyorum hiçbir meslek kısa sürede öğrenilemez. Ancak gazetecilik birçok meslek dalından farklı iş kolu olduğu için gazeteciliğin zevkle yapılabilinen bir meslek olarak benimsenmesini istemiştim.Gazetecilik iş olarak görülmediği ve zaman sınırı tanımadan çalışıldığında gazetecilik ruhu da oluşmuş olacaktır imasında bulunmuştum.Yazım’daki amacım hiç kimseyi üzmek değildi. Sadece gazetecilikte kendisinden gelecek gördüğüm genç arkadaşlarımızın daha titiz ve daha seri çalışmaları gerektiğini anlatabilmekti. Gerek Kıvanç Ege’yi gerek Halil Bor’u yazımdan dolayı üzdüm ise özür dilerim.