Seferihisar Emlak

Cumhuriyet Halk Partisinde üye çizelgesi askı süresi geçtiğimiz hafta bitti. 8 Kasım – 1 Aralık tarihleri arasında delege seçimleri yapılacak. 14 Aralık-27 Ocak tarihleri arasında ilçe kongreleri, 3 Şubat – 2 Mart tarihleri arasında da il kongreleri gerçekleştirilecek.

Asıl şenlik ilçe kongrelerinde yaşanacak ama daha önce yapılacak delege seçimlerinde tansiyonun bir hayli yükseleceği kesin.

Gelelim asıl konuya…

Seferihisar’da asıl konu; ilçe başkanının kim olacağı ve ilçe teşkilatı yönetim kurulu üyeliğine hangi isimlerin geleceği…

Bir duyumuma göre Tunç Soyer, Ormancı Tatil Köyü’nü işleten Köksal Yıldırım’a el veriyormuş. Soyer demiş ki; “Seferihisar ilçe teşkilatı biraz zayıf kalıyor. Siz Seferihisar ilçe başkanlığına aday olun, ben sizi destekleyeceğim…

Dilim döndüğünce Köksal Yıldırım’ı tanıtayım. Gençlik yıllarından itibaren Ankara Çankaya’da partiye hizmet vermiş ve bir dönem Çankaya Belediye Meclisi üyeliğinde bulunmuş bir isim. On yıla yakın zamandır da Akarca’daki Ormancı Tatil Köyü’nü işletiyor, yani turizmci…

Tunç Soyer’in ilçe başkanlığı için Köksal Yıldırım’a el verdiği fısıltılarını duyduktan sonra merak ettim ve siyasi çevrelere sordum; “Sekiz ay önce seçim kazanmış bir ilçe başkanı var, adı da Senem Solak Gürer… Bu isim ne olacak?..” Aldığım cevap bana ilginç geldi, “Tunç Soyer Senem Hanım’ı İzmir merkeze çekecek...”

KAYMAKAM ATAR GİBİ

Bunları duyunca ister istemez düşündüm; ‘’Ne yani vali, kaymakam ataması mı bu! Nerede kaldı halk iradesi?’’

CHP’nin geleneklerine göre seçim kazanmış bir ilçe başkanına vefa gösterilmesi ve seçimlerde destek olunması gerekmez mi? Yoksa o dönem bitti de peçete gibi kullan, işin bitince bir tarafa at aşamasına mı geçildi…

Tamam, Köksal Bey ikametini Seferihisar’a getirmiş, iş yeri de bu ilçede… Deneyimli bir partili olduğundan hiç kimsenin kuşkusu yok. Bu arada Ankara’da iyi bir çevresi de olabilir! Ancak Seferihisar ve köylerini, aileleri, çoluk çocuğu  ne kadar tanıyor? Bence en azından bir dönem ilçe yönetimine yakın çalışsa daha başarılı olmaz mı?..

Senem Solak Gürer, ilçe yönetimiyle birlikte atanmış bir başkan olabilir ama 29 Mart seçimleri öncesinde gecesini gündüzüne katarak fedakarca çalıştığını ve ne kadar efor sarf ettiğini yakından bilenlerdenim.

Ayrıca yarın Tunç Soyer’e ben gitsem ve,”Sevgili büyük başkanım, ben Seferihisar’a ilçe başkanı olmak istiyorum” desem, “Abi, ne kadar güzel düşünmüşsün! Devam et abi, arkandayım” der ve makamının kapısını bırak, dış kapıya kadar uğurlar beni…

Özetle; Tunç Soyer’in bu gibi konulara taraf olacağını hiç zannetmiyorum. Çünkü bu durumlara on yıldır yakından şahidim. Seferihisar’da ne zaman ilçe başkanlığı ve yönetim kurulu seçimleri olsa, Tunç Soyer mutlaka şehir dışında olurdu. Çünkü Tunç Soyer, çok iyi bir politikacı ve çok iyi bir siyaset oyuncusu…

Söz buraya gelmişken bir cümle de Tunç Soyer için kullanayım. Sevgili Tunç Soyer, Seferihisar belediye başkanı iken ağzınızdan çıkan her söz ulusal basında yer almıyordu ama büyük şehirde nefes almanız değişse bile hemen haber oluyor.

Ne olur Sayın Soyer; basın açıklamaları yaparken kullanacağınız cümleleri üç kez beyninizde dolaştırdıktan sonra dillendirin. Sonra Kıbrıs konusunda olduğu gibi zor durumda kalmayalım…

SON CÜMLEM!

Sevgili Köksal Yıldırım; yıllardır Seferihisar turizmine güzel hizmetler vermektesiniz. Seferihisarlı olmanıza da ayrıca sevindik ve ikili konuşmamızda ifade ettiğiniz parti teşkilatını yarınlara taşıyabilecek projelerinize katılmamak mümkün değil.

Ancak Seferihisar gibi yerleşim alanlarında köy halkını, ailelerini ve o insanların sorunlarını çok iyi bilmeniz gerekmez mi?

Size naçizane önerim, partiye hizmet etmek için illa ilçe başkanı olmak gerekmez. Gelin bu dönem aday olmayın, göreve gelecek yeni ilçe teşkilatıyla iç içe çalışın ve bölge insanını yakından tanıyın…

Ayrıca Seferihisar Cumhuriyet Halk Parti camiası da yerel seçimlerde gecesini gündüzüne katarak çalışan Senem Hanım’a vefa borcunu ödesin.

Bunlar benim kişisel görüşlerim. Ben ne parti üyesiyim ne de parti teşkilatının çalışmalarına müdahale ederim. Sadece dışarıdan gözlemlerimi aktarıyorum. Hani derler ya, “Dışarıdan gazel okumak!..” işte öyle bir şey…

Karar parti teşkilatınındır.