Seferihisar Emlak

Seferihisar siyaseti berraklaşmaya başladı! Cumhur ve Millet ittifaklarının belediye başkan adayları netleşti. Şimdi sıra adayların 5 yıl içinde yapacakları icraatlarını seçim meydanlarında anlatmalarına geldi.
CHP adayı İsmail Yetişkin, 5 yılda neler yapacaklarını nasıl anlatır bilinmez ama bu süreçte partinin ne yapacağı önemli…

Sandığa 50 gün kala belediyenin ekonomik durumunu bilmeyen yok!

Hele hele seçim arifesinde işçi ve memur maaşlarının parçalı ödenmesi ürkütücü…

Önümüzdeki ay ve yılların cari ödemeleri, hizmet alımları ve yatırımlar için yeni kaynaklar nasıl bulunur meçhul…

Araç gereç giderlerinin nasıl karşılanacağı da bir muamma…

Peki, CHP Seferihisar’da seçimi alır mı?

Bence asıl cevap isteyen soru bu olmalı!..

CHP Seferihisar’da yerli seçmenden ziyade yabancı seçmenin oyuna güveniyor. Peki, kim ve nerede bu yabancı seçmenler?

Önceki gün Ürkmez’den başladım tüm mahalle ve köyleri taradım, ortalıkta yabancı seçmen göremedim. Belki de benim görmek istediğim yabancı seçmenlerin boyları ya gökyüzüne doğru devasa büyüklükte veya yere çok yakın olmalılar ki göz hizamda hiçbirisine rastlamadım. Ya da kulakları on santim, burunları Pinokyo’nun uzayan burnu kadar var ki onları göremedim.

Ben tek bir yabancı seçmen göremedim!

Bir gören varsa lütfen bana, “İşte Karabulut, şu gördüğün var ya işte bu yabancı seçmen” diye uyarsın beni…

Bu arada bir başka gariplik de şu: geniş tabanı olmasına rağmen Politbüro gibi üç beş kişiyle yönetilmeye çalışılan Seferihisar CHP’de niçin ‘yerli’ ve ‘yabancı’ seçmen ayrımı yapılıyor?

Niçin yerli seçmene güvenilmiyor da illaki gözler yabancı seçmene çevriliyor?

Sorunun cevabı; yerli seçmenin bu arkadaşları çok iyi tanıması, yabancı olarak nitelendirilen seçmenlerin kendilerini iyi tanımaması mıdır bilinmez..

Konuya açıklık getireyim!

Yabancı seçmen diye nitelendirilen kitle ile, son 3-5 yıl içerisinde Seferihisar’a yerleşenlerin kast edildiğini biliyoruz. Ancak bu seçmen kitlesinin de yıllardır Seferihisar’da ikamet eden bizlerden çok daha Seferihisar milliyetçisi olduğunu da  bu arkadaşların bilmiyor olması ayrıca düşündürücü…

Bunun analizini bir başka yazımda anlatmaya çalışacağım ama yerli seçmene güvenmeyen, “Seçimi bize yabancı seçmen kazandırır” anlayışı ile sandığa giden bir Cumhuriyet Halk Partisi ile karşı karşıya olduğumuzu da ne yazık ki ibreti alem için izliyorum…

BEKLENEN O FOTOĞRAF!

Önceki haftalardaki canlı yayında , “Seferihisar CHP 3 buçuk parça!.. Nasıl toparlanır bilemiyorum” demiştim. Bunun üzerine 13 belediye başkan aday adayı, üç eksikle, üç beş parti yöneticisiyle bir araya getirildi.

Pazar yerinde topluca yürütülerek, kamuoyuna, “İşte biz biriz, birimiz hepimiziz” fotoğrafı verilmeye çalışıldı. Şimdi belediye başkan adayı netleşti. Ben bu fotoğrafı tekrar görmek isterim!

Son fotoğrafa da 20 Şubat’ta, yani belediye meclisi adayları netleştiğinde tanık olmalıyım. Aması maması yok, mutlaka istiyorum o son fotoğrafı…

Canlı yayında da söyledim, şimdi de adaylığı kesinleşen arkadaşımız; Aydın Güney için, “Sıkıyorsa aday olsun, sokaklara çıksın! Varsa üç dört yüz bin lirası ortaya çıksın” cümlesini kullanmış.

Kim için kullanıyor bu cümleyi?

Seferihisar CHP seçmeni üzerinde en az yüzde 60 oy potansiyeli olan, ayrıca kayın babası 10 yıl belediye başkanlığı yapan Etem Çalış’ın damadı ve ömrünü CHP’ye harcamış babası Hüseyin Tosun Güney’in oğlu için sarf ediyor…

Aydın Güney, ayrıca on yıllarca Maliye gibi itici bir kurumda görev yapmasına rağmen, esnaf ve iş aleminde kendisini hayli sevdiren isim…

Peki, bu aday arkadaşımızdan beklenen, “Aydın Güney bizim partilimiz, kendisiyle konuşur, sorun varsa çözeriz” cümlesini kurması gerekmez miydi?

Hep söylerim, babadan zengin olan kişi, paranın kıymetini bilmez! Siyasette de birileri asansöre bindirilip 21. kata gönderildiyse oralara  her zaman çıkabileceğini zanneder…

Son cümlem!
Ben yabancı seçmenlerin nasıl bir insan türü olduklarını CHP’nin Politbüro‘sunda oturanların bana göstermelerini istiyorum.

20 Şubat günü verecekleri fotoğrafı da merakla bekleyeceğim…