Seferihisar Emlak

Seferihisarlılar, hafta sonu keyfi için Sığacık’a gelenler ve ilçeden transit geçenler mutlaka farkındadır.  İlçenin girişi ve dört yol kavşağımız dostlara şenlik…

Türkiye’yi baştanbaşa gezin, buradaki ilkel manzaranın benzerini göremezsiniz. Oysa bir şehrin medeniyet ölçüsü girişinden belli olur!

Geçtiğimiz günlerde komşu ilçelerimiz Bayındır ve Ödemiş’e yolum düştü. İlçe girişlerini görmeniz lazım…

Her tarafı park ve rengarenk çiçeklerle kaplı

Seferihisar sözde turizm kenti ama şehre girerken görülen manzara tek kelime ile rezalet.  Seferihisar Belediyesi ve Büyükşehir bu konuya el atmalı…

KÜÇÜKBAŞ HAYVAN BİRLİĞİ

Geçtiğimiz hafta İzmir Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği’nin seçimi vardı. Kimin başkan veya yönetici seçildiği önemli değil, ancak konunun ilginç yönü şu ki; Özer Türer döneminde 7500-8000 olan üye sayısının 100 civarına düşmüş. Cevap kolay; “Yasanın ilgili maddesine göre düşürdük…” Peki, üye sayısını düşürmeseydiniz, söz konusu maddeye göre sizi içeri mi atacaklardı?

Her dernek, her birlik, üye sayısını artırmak ister! Sahi siz üye sayısını niçin 7500’lerden 100’ün altlarına düşürdünüz? Üstelik çıkardığınız üyelerin çoğunda küçükbaş hayvan vardı ve aidatlarını da düzenli şekilde yatırıyorlardı!

Bu konuda bir açıklama yapabilir misiniz?

Ayrıca Özer Türer’den yönetimi devraldığınızda birliğe ait ne kadar araç gereç vardı? Şimdi birliğe ait ne kadar araç gereç var? Bu konuda kamuoyuna açıklama yapabilir misiniz?

Bu açıklamayı yapıncaya kadar her yazımda bu soruyu sormak, kamu adına benim gazetecilik görevim olacaktır…

KAFAYA ÇÖP ATAN TORPİLLİ

Seferihisar caddelerinde ve Dutlaraltı Kahvehaneleri’nde konuşulan bir konu var. Dedikodulara göre; Şehitler çeşmesinin yakınındaki bir apartmanın  dördüncü katında ikamet eden bir bayan, belediyenin çöp toplayan görevlilerine bağırır, ”Benim evimdeki çöp torbaları doldu, gelin alın, çöp aracına götürün”. Çöp kamyonun arkasındaki emekçi arkadaş yanıt verir; ”Teyze biz dördüncü kata çıkıp çöp alamayız, aşağıya indirin alalım…”  Bayan kükrer, “Bak, ben belediye başkan yardımcısı Yelda Celiloğlu’nun akrabasıyım, bir söylersem sizi işten attırırım…” Attırır mı bilemem ama çöpleri çöpçü görevlilerin kafasına dördüncü kattan attığına dair bir söylenti ortalıkta dolaşmaktadır. Eminim ki Yelda Hanım bu cümleyi duyduğunda çok üzülecektir.…

BU TUVALET TAM DA DENİZİN KENARINDA!

Fotoğrafta gördüğünüz bu tuvalet tam da denizin kenarında!..

Nerede olduğunu da söyleyeyim! Orşal Sitesi’nin önündeki koyda!

Bildiğim kadarıyla bu koyda bir büfe ve o büfenin bir işletmesi var! Peki, bu büfeyi işleten muhterem, hayratına da olsa, insanlık adına da olsa,”Yahu ben bu büfe ve koy sayesinde para kazanıyorum, şu tuvaleti bir temizleteyim” diye niçin düşünmez? Ben belediye yöneticisi olsam, tuvaleti, önündeki koy ve plajdan ekmeğini kazanan bu büfeye zimmetler, böylesine pis gördüğüm zaman da kat kat ceza yazarım…

ÜRKMEZ’DEKİ BASKETBOL SAHASI

Ürkmez’deki belediye eski binasının arkasında basketbol ve voleybol sahası var. İddialara göre gece saat 02.00 veya 03.00 sıralarında bazı gençler burada oyun oynuyor. Çıkardıkları ses ve gürültü ile de çevre sakinlerini bir hayli rahatsız ediyorlar.

Çevre sakinleri konuyu zabıtaya bildiriyor, zabıta gençleri ve işletmeciyi uyarıyor ama bir türlü sessiz ve sakince oynamayı sağlayamıyor. O bölgeye bakan Hasan Basık da konuyu bilmesine rağmen, çevreye rahatsızlık verenlere karşı verilen mücadelede zayıf kalıyor.

Burada Belediye Başkanı İsmail Yetişkin’e iş düşüyor! Sayın başkan, ya o basket veya voleybol sahasını kökten kapat ya da durumu kaymakamlık kanalıyla jandarmaya bildirin.

Kimsenin kimseyi gecenin ortasında rahatsız etmeye hakkı var mı?

Tabii ki yok…

Bunun anlamını gece uykusu kaçınca yeniden uyumakta zorluk çekenler bilir..