Seferihisar Emlak

İzmir milletvekilimiz Atila Sertel’e iptal edilen İstanbul Seçimleri ile ilgili ‘niçin seçimler iptal oldu?’ sorularını yöneltmiştim. İşte Vekil Sertel’in verdiği cevaplar…

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin YSK tarafından iptalini nasıl yorumluyorsunuz?

Atila Sertel: Aslına bakarsanız bu kararın elle tutulur ve yorumlanır bir yanı yok. YSK‘da görevli 7 kişi ne yazık ki demokrasiyi katletmiştir. Bu durumu topluma havale ediyoruz. Toplum bu konuda çok duyarlı ve Ekrem İmamoğlu’nun başkan seçildiğinin farkında. Bu farkındalığı da inşallah 23 Haziran seçimlerinde bu iktidara bir ders olarak tekrar verecek.

YSK’nın hukuk dışı bu kararına karşın İstanbullu vatandaşlarımız İmamoğlu’nu daha da büyük bir farkla yeniden başkanlığa taşıyacaktır.

Ekrem İmamoğlu artık CHP‘nin değil 16 milyon İstanbullu’nun adayıdır. Biz de partinin milletvekilleri olarak üzerimize düşen ne varsa yapacağız.

İmamoğlu yeniden başkan olacak; demokrasi kazanacak! Herşey çok güzel olacak.

23 Haziran’da tekrarlanacağı açıklanan seçimde muhtarlar, belediye meclisi üyeleri ve ilçe belediye başkanlığı seçimleri de yenilenecek mi?

Atila Sertel: Baktığınız zaman öyle olması gerekiyor ancak YSK öylesine garabet bir karara imza attı ki öyle olmadı. İstanbul’da sadece Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri iptal edildi. 31 Mart Yerel Seçimleri’nde toplam 4 oy kullanıldı ve bu oyların hepsi aynı zarfa konuldu. YSK ne yaptı? Aynı zarftan çıkan 3 oyu kabul etti, 1 oyu iptal etti.

Bir zarftan çıkan 4 oy içinde sadece birini geçersiz kabul etmek, aslında hepsinin inkarı anlamına geliyor. Yani, orada bir manipülasyon yapılmış, sandık başkanları olayı kurgulamış, müşahitler görevini yerine getirmemiş gibi sözler ediliyor. Cumhuriyet Halk Partisi ve İyi Parti aslında bir olayın kanıtlanması için başvuruda bulunmuştur.

YSK’ya asla güvenmiyoruz. YSK, CHP ve İyi Parti’nin ilçelerdeki seçimlerin de iptal edilmesine yönelik başvurusunu reddederek bizim tezimizi doğruladı. Zarftan çıkan 4 oyun 3’ünü geçerli sayıp birini geçersiz saymak kazanılmış bir seçimin gasbıdır.

Yenilenmeyecek ise iptalin dayanağı olan sandık kurullarının usulsüz oluşturulduğu kararı, seçimin bu kısımlarında nasıl meşruiyet kazanacak?

Atila Sertel: İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararı demokrasi tarihimizde kara bir leke olarak yerini aldı. 31 Mart gecesi Anadolu Ajansı’nın 12-13 saat boyunca veri

akışını kesmesiyle başlayan bu kirli süreç, 6 Mayıs tarihinde YSK’nın aldığı iptal kararıyla adeta çamurlaştı. Hukuk katledildi, insanların sandığa olan güvenine büyük zarar verildi. Üstelik bu iptal kararı alınırken, sandık kurullarının memur olmayan kişilerden oluşturulmasına dayandırıldı ancak ilçe, belediye meclis üyeliği ve muhtarlık oylarını da sayan da aynı sandık kuruludur. Ekrem İmamoğlu’nun başarısını hazmedemeyenler, onun kazanacağını beklemeyenler İmamoğlu’na verilen oyları cımbızla çekerek aldılar ve sadece Büyükşehir seçimini iptal ettiler. Böyle bir tablo da meşruiyetten söz etmek mümkün mü?

31 Mart seçiminde parti olarak sizin yanlışlarınız oldu mu?

Atila Sertel: Elbette olmuştur ancak kampanya boyunca hiçbir zaman iktidar kadar çirkinleşmedik. İftira ile karalama ile hakaret ile seçim kampanyası yürütmedik. İktidarın bütün gücüyle, devletin bütün olanaklarıyla girdiği ve hakaret içeren her türlü söylemine karşı partimizin kullandığı ılımlı dil, kucaklayıcı politika bizi başarılı kılmıştır.

Yerel seçimlerde alınan sonuçlar bazı vatandaşlarımız için sürpriz olsa da partimiz için sürpriz olmadı. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Muğla, Adana, Mersin gibi büyükşehirlerimizi alacağımızı biliyorduk. Bu anlamda 31 Mart yerel seçimlerinden partimiz başarıyla çıkmıştır. Başta belediye başkan adaylarımız olmak üzere partimizin tüm organları yoğun bir çalışma yürüttü. Çalışmalarımızın karşılığını da büyük ölçüde aldık. İktidara yürüyen bir parti olarak bu sonuçları yeterli görmüyoruz ancak ülke nüfusunun yarısından fazlasına hitap eden Büyükşehirlerdeki başarımız da önemlidir.

Cumhuriyet Halk Partisi, 31 Mart Yerel Seçimlerinden 11 Büyükşehir Belediyesi, 10 il, 191 ilçe ve onlarca belde belediyesi olmak üzere önemli bir zafer elde etmiştir.

Partimizin kazandığı belediyeler nüfusun yüzde 50’sine, ekonominin de yüzde 75’ine hitap etmektedir. Bu sonuçlar partimiz için yeterli olmasa da oldukça önemlidir. Yanlışlarımız olduysa da bu yanlışlardan ders alıp, 2023 seçimlerinde partimizi iktidar yapmak için bugünden tezi yok çalışacağız.

Milletvekilleri olarak 23 Haziran öncesinde İstanbul’da ne gibi çalışmalar yapacaksınız?

Atila Sertel: Partimizin verdiği görev doğrultusunda tüm milletvekilleri olarak çalışma yürüteceğiz. İstanbul seçimleri için Ekrem İmamoğlu, İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu, Genel Başkan yardımcılarımız Seyit Torun, Oğuz Kaan Salıcı ve Onursal Adıgüzel’den oluşan 5 kişilik ana bir ekip oluşturuldu.

Seçimle ilgili atılacak her türlü adımdan, yapılacak çalışmalara kadar bu ekip belirleyecek. Bu anlamda biz milletvekillerine de ne görev verilirse memnuniyetle yerine getireceğiz.

AKP ve MHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal ettirinceye kadar uğraşmasının altında yatan gerçek nedir?

Atila Sertel: İstanbul demek, Türkiye demek. Ama AKP için ise İstanbul demek, rant demek. Yandaşlara, cemaatlere, vakıflara para aktarmak demek. Ekrem İmamoğlu’nun kısa sürede yaptığı görev boyunca sadece dernek ve vakıflara 847 milyon lira para aktarıldığı ortaya çıkarıldı.

Bu paralar kimin parası? Elbette halkın parası. Ama bunlar halkın parasını yandaşlara peşkeş çekmekten dolayı hiç utanmamışlar. Tüm İstanbul’dan alıp kendi yandaşlarına peşkeş çekmişler. Kul hakkı yemişler, yetim hakkı yemişler.

İşte Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul zaferi, onların bütün rant hesaplarını alt üst etmiştir. Rant musluklarının kesileceğini anlamış, paniklemiş ve o panikle birlikte topyekün saldırıya geçmişlerdir. O nedenle Ekrem İmamoğlu, sadece İstanbul için değil Türkiye için de bir şans. 16 Milyonun üzerinden insanın yaşadığı bir kent olarak İstanbul, öğrencisiyle işsizi ile genciyle yaşlısıyla büyük hizmetler bekliyor.

İstanbul’u bir rant sahası olarak görenler insanı ihmal ettiklerini göremediler. İşte bütün mesele budur.

İktidar yenilenecek seçimi kazanacağı iddiasında olduğuna göre bu süreçte ne gibi hesapları olabilir?

Atila Sertel: Bu seçimlerin çok kolay olabileceğini zannetmiyorum çünkü iktidar bakanlarıyla Cumhurbaşkanı ile ve bütün güçleriyle polisiyle iç işleriyle ve her şeyiyle bu işin içine dahil olmaya çalışacak. Ancak onların ne gibi hesapları olduğu, kaç kişiyle sahada oldukları bizi ilgilendirmiyor. Bizim hesabımız halkımızla. İstanbul halkı en iyi hesabı yapacak ve sandıkta AKP iktidarına gerekli cevabı verecektir. Bundan hiç şüphem yok.

Bunlara karşı sizin önlemleriniz neler olacak?

Atila Sertel: En büyük önlemi sandıkta alacağız. Kısa bir süre önce genel merkezimiz tarafından yapılan duyurularla, Türkiye genelindeki tüm duyarlı avukatlara çağrıda bulunduk. Bu seçim İstanbul’un seçimi olmaktan çıkmış, Türkiye’nin ve demokrasinin seçimi olmuştur.

O nedenle sandıklara sahip çıkmak çok önemli. Bir önceki seçimde İstanbul’da her okulda bir avukat görev alırken 23 Haziran’daki seçimde her sandıkta bir avukat olmasını sağlayacağız.

Onun haricinde milletvekillerimiz, parti meclisi üyelerimiz ve tüm örgütümüzle İstanbul’daki her bir sandığa sahip çıkacağız. İstanbul halkına düşen görev de; önce seçim sandıklarında, YSK listelerinde kendilerini kontrol etmeleri ve mutlaka sandığa gitmeleridir.

Sadece İmamoğlu’nu değil Türkiye’de demokrasinin var olup olmadığını da oylayacaklar. Biz iktidarı seçimle yıkacağız, seçimle götüreceğiz başka yolu yok. 23 Haziran’da zafere ulaşacağız.

Sevgili Başkan, değerli vekilim!

Yukarıdaki sorulara verdiğiniz bu cevaplar, sitemizde aynen yayımlayacak ve Seferihisar ve İzmir başta olmak üzere tüm Türkiye’de olayı anlamakta zorlanan binlerce kişiyi de aydınlanacaktır.

Sevgiyle kalın…