fbpx

O koltuk sana 5 beden büyük gelmiş!

Yayınlanma tarihi : 10 Nisan 2022 9:33

Yaygın bir söz vardır. Övgü ile başlayıp sonrasında düşündürücüdür. ‘’Kelle kulak yerinde ama…’’ İşte o ‘ama’dan sonrası meçhuldür…

Sonuna her kelam eklenebilir.

Bizim beyefendinin de kelle kulağı yerinde ama gerisinde ne ararsan var. Siyasi entrika mı dersiniz, imar takipçiliği mi, kabadayılık mı, mafyacılığa özenmek mi?…

Yani toplumda pek hoş karşılanmayacak ne varsa bu kelle kulağı yerinde beyefendide mevcutmuş.

Yarımada’da 45 yıllık gazeteciyim. Bu sürede gerek benim, gerekse çalışma arkadaşlarımın yaptığı haberler ve köşe yazılarıyla ilgili olarak övgü de aldık eleştiri de…

Hatta daha ileriye gidip tehditler savuranlar da oldu. Bunlar, ‘İşkilli yara zonklar’ deyimini haklı çıkarırcasına yılbaşı hindileri gibi kabardıkça kabardılar.

Ama vız geldi, tırıs gitti…

Zaten gazetecilikte karşı tarafı memnun etmek için haber veya köşe yazarsanız onun adı gazetecilik olmaz. Bir üstadımız da zamanında genç meslektaşlarımıza “Okurları mutlu etmek için yazılan haberleri sadece kurumların halkla ilişkileri yazar” demiş…

Şimdi bu zat-ı muhteremin ismini merak ediyorsunuzdur…

Şimdilik adı bizde kalsın.

Beyefendi yıllar önce Seferihisar’a geldi…

Tunç Soyer’in İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne başkan olmasının ardından da önümüzdeki seçimlerin iddialı partisinin yönetimine girdi.

Bir anda İzmir siyasetinin tepe noktalarında kendisine yer bulan bu arkadaş işlettiği restoranın kendisine ait olan hissesini bir yakınına (resmiyette) devretti.  Şirketin faaliyet alanını da günü gelince açıklarım.

GELELİM ASIL KONUYA! 

Seferihisar.com ve Yeni Haber’de birlikte çalıştığımız  Gazeteci Dilek Gürbüz arkadaşımız, bir köşe yazısında siyasette mezhebini referans gösteren ve fırıl fırıl Bizans entrikası çevirenlere yönelik olarak, “Kişisel ikballeri için mezhep siyasetiyle toplantılar organize edip adaylık açıklayan insanlar mı ararsınız, bir yerlerden güç devşirip kumandayla başkan adayını şimdiden belirleyen mi?..

Mezhebini rakı masasına meze eden mi… Ne ararsanız var” ifadelerini kullanmış.

Vay sen misin mezhep siyasetine vurgu yapan…

Bizim beyefendi yazıdan öyle alınmış, öyle alınmış ki tavır ve davranışlarıyla, adeta, ‘’Bu kişi benim’’ demeye getirmiş.

Başkan Yetişkin’in 3. yıl değerlendirme toplantısına katılan muhterem, toplantı bittikten sonra oğlum İnanç’ı arkadaşıyla beraber çağırıp, “arkadaşın da şahit, aleyhimde yazı yazarsanız artık müdahale edeceğim” diyor.

İnanç da müdahalenin anlamını soruyor.

Mafyatik bir jargonla müdahale edeceğini tekrarlıyor. İnanç da “elinden geleni ardına koyma” deyip dönüyor.

Adam haklı…

Taaa Türkiye’nin başkentinden Seferihisar’a gelmiş, oradan bir zıplamış, iktidara yürüyen partinin yönetimine gelmiş, yani kocaman bir adam olmuş. Onun müdahalesi de ağır olur değil mi?

Tunç Soyer döneminde defalarca Tunç Soyer’i eleştiren yayınlarda da bulundum. Kendisi demokrat kimliğiyle her haber sonrasında önce teşekkür etti, sonra eleştirilerime cevap verdi. Bazen ağır eleştirilerde de bulunduğum da oldu.

Ama arkadaş-siyasetçi – gazeteci dengesini çok iyi kurduk.

Bugün Tunç Soyer o koltukta oturuyorsa demokrat kimliğinden, bu asil yöneticilik anlayışından oturuyor.

Daha geçen haftaki köşemde yanlış gittiğini düşündüğüm konularla ilgili olarak Başkan İsmail Yetişkin’i uyardım. Yetişkin de aynı olgunlukla arayarak açıklamada bulundu.

Bunları anlatmamın sebebi, iktidara yürüyen partinin kurumsal kimliğine yakışmak bir yana, bu kimlikle yan yana bile getirilmeyecek bir olay yaşamamız.

Seferihisar’da sosyal medyada fotoğraf paylaşanı bile arayıp “Yetişkin’i mi destekliyorsunuz, beni mi” diye soran zat, aldığı cevaplara çok bozulmuş ki; saracak insan aramış.

Ya da bir süredir bu ihbarların, mesajların bize geldiğini biliyor ve tehditle yayın politikamızın değişeceğini zannedecek kadar saf!

Zati muhteremin kurduğu ve İzmir’de faaliyet gösteren şirketin ne iş yaptığını, hangi kıyak ihaleler aldığını, hangi imar planları üzerinde çalışmalar yaptığını en kısa sürede siz okurlarımıza sunacağız..

Sivil toplumdaki yönetici kankasıyla Ömürbeldesi’ndeki kadıncağızın 450 defa düşündürtecek hikayesini, denize yakın meşhur mülkte çevirdiği dolapları, Menemen, Buca, Güzelbahçe’yi…

Bekleyin, yakında…

Yorum yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorumlar (0)
Mustafa KARABULUT
Mustafa KARABULUT
Yazarın diğer yazıları
Sabır ve boş vaatlerin üzerinde çok durmayacağım 
22 Mayıs 2022 10:49
Polis ve jandarma gereğini yapıyor! Seferihisarlılar ne yapıyor?
26 Mart 2022 1:54
Ahmet Aydın’a teşekkür ve işgaliyeler
28 Şubat 2022 4:32
Doğanbey Ürkmez ve Sığacık garabeti 
23 Şubat 2022 11:00
Tüm yazılar