Seferihisar Emlak

Son aylarda hem vatandaşın hem de kanun uygulayıcıların canları burunlarında. Hani çok sıkışık durumlarda denir ya;“Alasanım çıktı…” Devamlı olarak maske takmak zorunda kalan vatandaşların da şu anda alasanları tepelerinde…

Ya sağlık çalışanları…

Geçtiğimiz hafta küçük bir kontrol için hastanenin acil servisine gittim, daha önce ismen hitap edecek kadar yakından tanıdığım sağlık çalışanlarının hiçbirini tanıyamadım. Her biri uzaylı gibi giyinmişlerdi. Peki, sağlık melekleri, 12 saat belki de daha fazla süreyle nasıl durur bu elbiselerin içerisinde…

Kanun uygulayıcılarımız!

Ankara’nın iki dudağından çıkan kanun ve talimatları uygulamak zorunda olan polis ve jandarma görevlilerimiz, bir yandan vatandaşın maske takıp takmadığını denetlerken diğer yandan da iş yerleri ile ilgili kontrolleri yapıyor. Konunun diğer zor bir yanı ise önce onların maskelerini takmaları ve kanun nizam içerisinde halkın karşısında olmaları…

İşte onlar için zor olan da bu olmalı…

Her zaman söyler ve yazarım, polis ve jandarma gibi tüm kanun uygulayıcıları da bizler gibi ailelerin içinden çıkmış insanlardır. Onların da gün sonunda buluşacakları ve dertlenebilecek bir aileleri var ama ne yapsınlar? Maaşlarını bu görevleri yaptıkları için alıyorlar…

Kısacası, devlet ve hükümetin en tepesinden bireysel vatandaşa kadar tüm dünyanın canı burnunda… Bu mikroba, bulaşıcı hastalığa ne kadar dayanılacak derken tünelin ucunda ışık gözüktü ve dünya devletlerinin pek çoğunda aşı bulundu. Ancak tüm dünya insanlarının dört beş ay daha sabretmeleri gerekiyor.

ÜÇ KÖY PEYNİRDEN ZEHİRLENDİ VE TÜKENDİ!

Bölge insanları bilir… Seferihisar’ın Karaselvi, Alankırı ve Palamut köyleri, şehir efsanesine göre bir tulum peynirden zehirlenmiş ve bin civarında nüfus bir ayda yok olmuş. Hala mezarlıkları duruyor. Yüz yıllar sonra bu üç köy halkının yok olmasının koleradan kaynaklandığı iddia edilir. İnsanlık tarihinde böylesine öldürücü virüsler meydana çıkabiliyor ama bu çağda, bu devirde, bu aşının hastalığa hala çare olamaması da gerçekten ilginç…

Demek ki dünya olarak hala çağın gerilerindeyiz…

BU FOTOĞRAFA ÇOK ÜZÜLDÜM!

Önceki gün Gazeteciler Derneği başkan yardımcım Evrim Ataman ortak grubumuzda bir fotoğraf paylaştı. Fotoğrafı her fırsatta gün boyunca izledim. Görüntüde salgından vefat eden bir vatandaşımızı defneden sadece iki kişi vardı. Düşünün, bundan bir yıl önce hiçbir kimsesi olmayan bir cenazeyi defnederken bile mezarın başında en az 20 kişi olurdu. Bu cenaze defnedilirken sadece iki kişi vardı…

İnsanların kaderini Allah doğarken yazar’ denilir, demek ki bu insanlarımız mezara defnedilirken ‘Başlarında iki kişi olacak’ diye yazılmış olmalı…

Allah günahlarını affetsin, nurlar içerisinde yatsınlar, bu hastalıktan ölenlerin yakınları için bundan sonrası çok zor geçecek.

Sabrın sonu selamettir denir ya..

Başta polis ve jandarma görevlilerinden bir ricam var! İşiniz çok ama çok zor, Allah sizlere sabır versin, lütfen sabırlı olun. Vatandaşlara da bir sözüm var! İlla ‘Şu saatte sokağa çıkacaksınız veya çıkmayacaksınız’ kararlarına uyup uymamak yerine önemli bir işiniz olmadıkça lütfen sokağa çıkmayın…

Her şeyi yasaklara bağlamayalım. Can bizim, can … Evde yiyeceğiniz bir parça ekmeğiniz var ise dışarı çıkmayın ama bir parça ekmek veya sıcak bir yemek kazanabilmek için dışarı çalışmaya çıkmak zorunda kalacaksanız lütfen çıkmayın ve benim 532 265 40 53 numaralı telefonumu arayın yardımsever dostlarımız ve kamu kurumlarımız ile elimden gelen yardımı yapmak insanlık görevimiz olacaktır…