Seferihisar Emlak

Gençlik yıllarımızda anılara pek önem vermeyiz ama yaş kemale geldiğinde, çocukluk ve ergenlik yıllarımızı işaret eden fotoğrafları, siması belleklerimizde yaşayan arkadaşlarımızı veya gençlik aşklarımızı gördüğümüzde sessiz sedasız o günlere gider, derin düşüncelere dalarız.

Cumhuriyet Halk Partisi Seferihisar ilçe teşkilatı da önceki gün düzenlediği etkinlikle bizim 60 yıllık siyasi hafızamızı yeniledi. Açtıkları sergide kimlerin fotoğrafı yoktu ki?..

Kimi rahmetli olmuş, kimi hayatta olan, kimi de siyaseti aktif olarak sürdüren isimlerin fotoğraflarını görünce bir hayli duygulandım. Bugüne kadar ilçe siyasetini yöneten CHP’nin ilçe başkanlarının, belediye başkanlarının ve bazı parti üyelerinin fotoğraflarına ve tarihi belgelere dikkatle baktım.

Fotoğraflarda kimler, neler yoktu ki…

Atatürk’ün 1935 yılında bizzat imzalayıp Seferihisar ilçe başkanlığına hediye ettiği fotoğraf ve yine 1940 yılında İsmet İnönü’nün Seferihisar CHP ilçe başkanlığına hediye ettiği imzalı fotoğraf ve 1922 yılında bağımsızlık aşkıyla ayağa kalkan Seferihisar’ın kuva-yı milliyecilerinin resimleri…

1960’lı yıllarda ilçeyi yöneten belediye başkanı Rahmi Ergon, Tayyar Orhon, 12 Eylül 1880 yılındaki askeri darbe sonucu görevini bırakmak zorunda kalan Mehmet Ergon, 90’lı yılların belediye başkanı Etem Çalış ve yakın tarihin iki önemli ismi Tunç Soyer ve İsmail Yetişkin, fotoğraflarıyla, anılarıyla sergide yer aldılar.

Tarih 1977  Belediye Başkanlığını Tayyar Orhon’dan devralan Mehmet Ergon ve CHP İlçe Başkanı Etem Çalış. Ergon 5 yılını doldurmadan 12 Eylül 1980 tarihinde askeri darbe sonucu görevden alınacaktı. 

Ayrıca belediye ve ilçe başkanlarıyla aynı fotoğraf karelerine giren ilçemiz insanlarını da hem derin düşüncelerle hem hüzünlü bir şekilde hatırlama fırsatı bulduk.

Fotoğraflardakilerin büyük bölümünün bu dünyadan göç edip giden ve ilçemizin bu günlere gelmesinde büyük katkıları olan büyüklerimizin olması, kendilerini rahmetle anmamıza, minnet duygularımızı tazelememize yol açtı. Bu vesileyle ilçemize önemli hizmetlerde bulunduktan sonra ebediyete intikal eden tüm büyüklerimizi saygıyla anıyorum…

GELELİM SEFERİHİSAR CHP TEŞKİLATINA

Şahsen ben, 1977’den günümüze kadar ilçemizin tüm parti teşkilatlarının faaliyetlerini yakından izlerim. Her partide görev yapan hemşerilerimiz, Seferihisar için önemli çalışmalar yaptılar, önemli başarılara imza attılar. Hepsine teşekkür ederiz. Cumhuriyet Halk Partisinin Seferihisar teşkilatının hafızalardan silinmeyecek böylesine başarılı bir etkinliği düzenlemesi ise manevi yönü ve geçmişe vefa açısından çok önemliydi. Kendilerine içtenlikle teşekkür ederim..

Soldan Sağa: 1975 yıllarının Belediye Başkanı Tayyar Orhon, Meclis Üyesi Hasan Yavaş, Başkatip ve Nikah Memuru Erdinç Irmak, Halil Özgün Ve Belediye Meclisi Üyesi Erol Üsttüner… 

İlçe teşkilatına taze kan gelmiş.

Biz gazeteciler genelde parti yönetimlerinde kimlerin görev yaptığına bakmaz, daha çok ilçe başkanını tanır, ondan açıklamalar alırız. Sadece bir ismin parti içinde başarılara imza attığını gördüğümüzde, “Bu kişi partide görevli mi?” sorusu gelir aklımıza.

İlçe başkanı Senem Gürer Solak’ı aradım ve “Salih Turan parti yönetiminde görev aldı mı?” diye sordum. Senem hanım, “Evet abi aldı! Partimizin yönetim kurulunda eğitim sekreteri olarak görev yapıyor. Eşi Tijen hocamız da gönüllü destek veriyor…’’ dedi.

Bu cümleden sonra sergideki fotoğraflarda olduğu gibi aklım 1978-80 yıllarına gitti…

Salih Turan o yıllarda Komünist Salih diye anılırdı. Ben de kendisini ilgiyle izlerdim. Gece duvarlara yazı yazan da oydu, siyasi amaçlı yürüyüşlerde, protesto eylemlerinde yer alan da oydu. Kısacası enerji yüklü bir lise öğrencisiydi.

Benim ise şimdilerde olduğu gibi o yıllarda da faşistlik, komünistlik, sağcılık, solculuk gibi eğilimlerle ilgim olmazdı. Beni ilgilendiren, insanların güler yüzleri, topluma bakışları, en önemlisi de ilçeye ve ülkemize yaptıkları hizmetlerdi…

Komünist Salih de güler yüzlü, sempatik, mücadeleci bir genç olduğu için ilgimi çekerdi.

Bu arada o yıllarda bir de İdi Amin lakaplı esmer, uzun boylu bir öğretmenimiz vardı. Mahir Ulus adlı bu öğretmenimiz ile Salih Turan sıkı fıkı arkadaştılar. Birinin öğretmen, birinin öğrenci olması arkadaşlıklarına engel değildi. İdi Amin lakaplı Mahir Ulus’un şu anda Karaburun’da emekliliğinin tadını çıkardığını yine Salih Turan’dan öğrendim. Hatta sordum, “O yıllardaki gibi arkadaşlığınız devam ediyor mu?” Komünist Salih,Etmez mi Mustafa abi, dostluğumuz aynı seviyede hep devam etti…’’ diye cevap verdi.

Soldan sağa İsmail Bor, Salih Turan, Osman Hoca

Komünist Salih, Salih Turan İzmir’de bir yürüyüşün ön saflarında…

On yıllar sonra öğrendim ki o yılların komünist Salih’i öğretmen olmuş ve öğretmen Figen hanım ile evlenmiş. Yıllarca eğitim camiasına hizmet ettikten sonra da emekli olup Güzelbahçe’ye yerleşmişler. Ama Seferihisar ile bağları ilk günkü gibi devam ediyor.

Nitekim son yerel seçimlerde de Seferihisar’da aktif görev aldıklarını biliyorum.

Salih Turan, diğer adıyla komünist Salih, 70’li, 80’li yıllarda olduğu gibi güler yüzünü, tüm sempatikliğini aynen koruyor. Ancak yıllar onu da olgunlaştırmış. Hani denir ya okumuş, durulmuş, sakinlemiş… İşte Salih hocamız da bu vasıflarla ve engin siyasi tecrübesiyle CHP Seferihisar teşkilatında görev yapıyor ve partisine hizmete devam ediyor.

Burada bir konuya değinmeden geçemeyeceğim!

Mahir Ulus ve Salih Turan, 1980 darbesinden sonra solcu olmanın bedelini oradan oraya sürülmekle ödediler. Sanırım onların öğretmenlik yaşamları süresince Türkiye’de sürülmedik yer, görev yapmadıkları bölge kalmamıştır.

Cumhuriyet Halk Partisi Seferihisar ilçe teşkilatını hem geçmişimizi unutturmadıkları hem de bu dost yüzlerle ilçe halkını yeniden bir araya getirdikleri için tekrar kutluyor, benzeri çalışmaların devam etmesi yolunda başarılar diliyorum.

Son cümlem.

Bir konuya değinmeden geçemeyeceğim. Bilindiği gibi ilçe siyasetini 40 yılı aşkın süredir yakından izlerim! Nedense sağ görüşlü siyasetçiler kürsü konuşmalarına başlarken önce protokoldeki isimleri sayar, basın mensuplarına ve izleyicilere hoş geldiniz hitabında bulunur. Ancak nedense sol partiler basın mensuplarını her zaman pas geçer..

NİÇİN?

Diyelim ki önceki yıllarda Mustafa Karabulut olarak ben ilçenin tek gazetecisi olarak kimseye eyvallahım olmadığı, yazılarımda hem nalına hem mıhına vurduğum için adımı yutkunarak geçiştirirlerdi. İyi arkadaş da şu an gazeteciler derneğimize kayıtlı 20 civarında gencimiz var. Bu gençlere moral olsun diye basın mensupları için de iki cümle kullansanız…

NASIL OLUR DERİM!..

Bu fotoğraf karesinde diğer dünyaya göç eden (Ortda) Seferihisar’ın Yıldız Ablamızı rahmetle anıyoruz…