Seferihisar Emlak

Geçtiğimiz haftalarda sosyal medyada bir paylaşımda bulunmuş, “Sığacık’taki bir restorana gider, 1 adet 70’lik, 1 adet 50’lik Yeni Rakı, tek kalamar, 5 meze, 2 salata, 1,3 kilogram levrek için ödediğiniz hesap ne olur? Bilene rakı balık benden ama bu sefer o “bir restoranda” değil tabi…” demiştim…

Paylaşımın ardından çok sayıda dostum ve sosyal medya arkadaşım, kazık üzerine yorum ve tahminlerde bulundu…

Hepsine de teşekkürler.

Burada kazık fiyatı 1100 TL olarak tahmin eden kişi, ‘Arap Palali’ unvanlı dostum oldu ve rakı balık ziyafetini kazandı. Çünkü gelen hesap 1080TL idi ama 80 lira indirimle 1000 TL hesap ödemiştim.

Gerçek adı Metin Palalı olan ‘Arap Palalı’nın istediği gün ve saatte sözümü yerine getireceğim…

GELELİM ASIL KONUYA!

Buraya kadar her şey ortada, şimdi asıl konuya gelelim…

Sevgili okurlarım, değerli dostlarım, geçtiğimiz yıllarda da dile getirmiştim ama tekrar değineyim. Yunan adalarında bir restorana oturduğunuzda, garson, önce su ve bardak koyar masanıza… Ardından yemek, meze ve içecek çeşitlerini fiyatları ile birlikte gösteren menüyü önünüze getirir. Siz yemeğinizi yiyip, içeceğinizi içerken, her şeyin fiyatı ortada olduğu için ‘’Kaç para hesap gelecek acaba’’ diye endişelenmezsiniz.

Aslında İzmir’deki, İstanbul’daki nitelikli mekanlarda bu gelenek var. Ama sahil şeridinde, Sığacık’ta bu sistem bir türlü oturmadı. Sığacık’ta bu şekilde fiyatı berrak olan restoran sayısı parmakla sayılacak kadar az…

Peki, bazıları bunu niçin yapmıyor?

Niçin devlet yaptırımları devreye girmiyor?

Niçin?.. Niçin?.. Niçin?..

Bu konu çok önemli.

Kamu adına, insanlık adına ve toplum adına; özellikle de Seferihisar turizmi adına konunun üzerine gidilmeli…

Benim için bin liranın önemi yok. Öyle olsa o restorana gitmez salaş bir mekanı tercih ederim.

Buradaki konu, Seferihisar’ın tüm esnafını, tüm insanını, özellikle Sakin Şehir statüsünü elde etmemizden sonra ilçemize yerleşen, günübirlik veya konaklamalı olarak şehrimize gelen insanlar için büyük önem taşıyor.

Hiç kimsenin, ‘’İsteyen gelir, isteyen gelmez. Biz istediğimiz kadar kar marjı koyar, istediğimiz hesabı çıkarırız’’ deme hakkı yok..

Seferihisar’ın, Seferihisar turizminin geleceği adına, belediye ve esnaf derneğinden, yani yaptırımı olan iki kurumdan özellikle rica ediyorum… Lütfen bu konuyu takip edin ve yaptırım uygulayın! Restoran ve benzeri iş yerlerinin önüne fiyat listesi astırın!

Müşteri masaya oturduğunda, kazıklanıp kazıklanmayacağını peşinen bilsin. Cüzdanının gücüne göre de yiyeceğini, içeceğini seçsin…

TÜKETİCİLERİMİZE DE BİR ÖNERİM OLACAK?

Sevgili okurlarım bundan böyle, benim ve çoğumuzun başına sıkça gelen kazıklanma olaylarına karşı bu gibi mekânlara gittiğinizde fiyatlı yemek ve içecek listesini isteyin. Getirmezlerse her siparişin fiyatını sorun, bir kağıda not edin. Hatta mümkünse ‘Bismillah’ deyip yemeğe başlamadan önce peşin olarak paranızı ödeyin.

Parayı peşin öderseniz sonradan kazıklama fırsatları olmaz…

Peşin ödemeyi kabul etmezlerse kalkın ve orayı terk edin…

Sakın ola ki; ‘’Kalkıp gidersek ayıp olur’’ gibi safsata fikirlere kapılmayın…

Mademki sizi kazıklarken utanmıyorlar, siz de masadan kalkmaktan utanmayın…

Bu arada müşterilerine attığı kazık ile meşhur olan tescilli restoranlardan uzak durun, yakın çevrenize de söz konusu mekandan uzak durmaları konusunda telkinde bulunun…

Son cümlem: Kazıklandığım yemeği arkadaşlarla birlikte Güzelbahçe’de denize nazır balık lokantasında yesek 650 lira, bir Yunan adasında tüketmiş olsaydık en yüksek rakamla 90 euro ödemiş olurduk. Denemek bedava… Gidin, görün, yiyin, için, yaşayın.

Bu arada benim çok merak ettiğim bir diğer konu ise hesaba itiraz ettiğinizde dışarıda gazel okuyan bir dostunuzun, “Kaç kişiydiniz?” sorusudur…

Kaç kişi olursak olalım…

Konu bu değil, konu masaya gelen yiyecek, içeceğin bedeli…

Yoksa kelle başına hesap çıkarılıyor da bizim mi haberimiz yok..

Bizlerde bu bakış açısı, işletmecilerde de kazıklama zihniyeti olduğu sürece bizler bu tür sancılardan hiçbir zaman kurtulamayız…

Karar sizin…