Seferihisar Emlak

Son günlerde hem CHP’ye muhalif, hem de CHP’de Tuncay’cı, Ahmet’çi, Mehmetçi bazı gazeteciler, özellikle de yazarlar, “vurun abalıya” misali gerçeklere ters yazılar yazıp yayınlıyor. Bilgisayarın tuşlarına basarken sanki dünyayı yönetiyorlarmış gibi davranıyorlar.

Oysa gazetecilerin de mantıklı her insan gibi empati yapması, yazılarını yazarken kendilerini karşıdaki kişinin yerine koyması gerekir. Vicdanı muhasebe bunu öngörür.

Asıl konuya girmeden önce kim kimdir anlatmaya çalışayım.

Seferihisar’da on yıl belediye başkanlığı yapan Tunç Soyer’e en büyük desteği veren, Tunç Soyer ile birlikte Seferihisar’ın tanıtımına vücut boylarınca katkıda bulunan 4 isim vardır. Bunlardan biri tarım dalında Şerafettin Budak, bilişim ve sosyal medya ayağında İnanç Karabulut, basın sorumlusu Kıvanç Ege, ilçe ve yurt içi halkla ilişkiler bölümünde Soyer’in şoförü Hüseyin Sezer…

Bu isimlere ilçenin gençlik hareketinden Gökhan Pehlivan ve Akın Emre İldeniz’i de eklemek gerekir. Dahası üç beş isim de mutlaka olabilir tabii ki…

GELELİM ASILKONU OLAN “VEFA’’YA

Tunç Soyer ile on yıllık belediye başkanlığı döneminde en az 20 kez ikili yemekte beraber olduk. Seferihisar üzerine geç saatlere kadar süren sohbetimizi, “Başkan sende vefa var mı?” sorusu ile tamamlar, ondan da “Abi olmaz mı? Vefalı olmayanın siyaset ve iş hayatında da yeri olamaz! Toplum böylelerine yan gözle bakar” cevabını alırdım. Ben de vefalı insanlara her zaman saygı duyduğum için bu açıklama ile mutlu olurdum.

GELELİM ASIL KONU ŞOFÖR HÜSEYİN SEZER’E

Yukarıda da vurguladığım gibi; Tunç Soyer, kariyer basamaklarına kendi başarısı ile tırmanmıştır ama yükselişinde tam bir sırdaşı ve halk adamı olan şoförü Hüseyin Sezer’in de büyük katkısı olmuştur.

İddia ediyorum, İBB’nin yönetim kurulu üyelerinden donanım, tecrübe ve yetkinlik olarak zerre farkı yoktur. Mesele diplomaysa, Facebook gibi milyarlarca dolarlık şirketin sahibinin üniversite terk olduğunu bilmeyenimiz yoktur.

Ayrıca bir politikacı veya iş adamının en yakın mesai arkadaşlarının şoförü ve sekreteri olduğu inkar edilmez bir gerçektir.

Şimdi İzmir siyaseti işte bu Hüseyin Sezer üzerinde çalkalanıyor. Tunç Soyer, şoförü Hüseyin Sezer’i İZDENİZ Yönetim Kurulu’na atadı’’ gerekçesiyle ortalık toz dumana katılıyor. Peki, ortalığı Sezer toz dumana katmak isteyenler kimler?

Genelde CHP’li isimler…

Bu yazıları yazanlara soruyorum!

Diğer partilerde binlerce benzer olay oluyor. Niçin hiçbirisini dile getirmiyorsunuz? AKP’li çok sayıda başkan belediyelerine yakınlarını doldururken niçin sesiniz çıkmıyor?

Şimdi vurun abalıya, vurun gitsin…

Bu arada naçizane kendimden de küçük bir söz edeyim. Bölgemde 43 yıldır gazetecilik ve yazarlık yapıyorum. Belde belediyelerin faaliyette olduğu yıllar da dahil olmak üzere hiçbir belediye başkanı ,”Karabulut benden ilan ve reklam ücreti istedi” diyemez. Desin ve kanıtlasın mesleği anında bırakırım..

Kısacası bilgisayarın karşısına geçtiğinde kendinizi karşı tarafın yerine koyarsanız vicdanen her zaman rahat olursunuz…