Seferihisar Emlak

Siyaset arenasında bir belediye başkanı ve ekibinin, bir sonraki seçime kadar neleri yapıp neleri yapamayacağı ilk bir yıl içinde kendini belli eder. Seçmenler de bu süre içinde onları yakından takip eder. Ve tıpkı okullarda verilen karne notları gibi de değerlendirme yapar.

Bizler de yazar olarak kamuoyundan edindiğimiz bilgileri sayfalarımıza taşır, hem onları uyarır hem de duruma göre alkışlarız. Bizlerin uyarı ve notları kayıtlara geçer…

Gerçi İsmail Yetişkin ve ekibi henüz bir yılı doldurmadı ama biz altı aylık süreyi göz önüne alarak bir değerlendirme yaptık.

Şimdilik 10 kategoride topladığımız ve 10 üzerinden verdiğimiz notlar şöyle:

1-İlçe sorunlarına sahip olma 5

2-Belediye başkanının halkla ile ilişkileri 10

3-Vatandaşların belediyeden memnuniyeti 5

4-Seferihisar belediyesinin basın ve halkla ilişkileri 9

5- Başkan Yetişkin’in kurduğu kurmay ekibi 7

6- Meclis üyelerinin halkla ilişkileri ve belediye icraatlarının halka yansıtmaları 5

7- Belediye başkanı ve meclis üyelerinin seçimlerde verdikleri sözlerin arkasında durması 5

8-Meclis üyelerinin büyükşehir ve diğer kamu kurumları ile kurdukları yakın ilişkiler 6

9-Başkan Yetişkin’in belediye başkanı seçildikten sonra verdiği sözlerin arkasında durması 6

10-Belediye çalışanlarının halk ile ilişkileri 9

Bu puanlamandan sonra gelelim analizlere…

Birinci maddede niçin 5 verdik?

Sadece bu konu için 5 verilemez elbette…

İlçe sorunlarının kısa bir açılımını yaparken, geride bıraktığımız yaz sezonunda Akkum bölgesindeki şezlong sorununun aşılamaması, ilçe kaldırımlarının tamamına yakının işgal altında olması ve Akarca servis yolunun askıda durması gibi örnekler, ilçe sorunlarına tam vakıf olunmadığını gösteriyor.

2-Halkla ilişkiler 10… Çünkü Yetişkin, belediye başkanı olarak da adeta halktan birisi ve seçildikten sora bu tavrında hiç değişiklik gözlenmedi.

3-Vatandaşın belediyeden memnuniyeti. Aslında buna zayıf  vermemiz gerekirdi…

Çünkü bizler gibi her zaman belediye ile haşır neşir olan insanların bile bazı dosyaları kayboluyor, uzun araştırmalar sonucunda bulunuyorsa vay vatandaşın haline…

Bu konuda bürokratların ve belediye meclisi üyelerinin her konuya müdahil olmaları ve çarkı işlemez hale getirmeleri de ibreti alemlik bir konu… Ama burada konunun muhatabı yine belediye başkanıdır. Başkanın çarka çomak sokanlara dur demesi gerekir.

4- Altı aylık süreçte basın olarak Seferihisar belediye başkanı ve kurmay ekibine sorduğumuz her soruya net cevaplar aldık. Kısacası hiçbir zaman gizli kapaklı davranıp sorularımıza cevap vermemezlik yapmadılar.

5-Başkan Yetişkin’in oluşturduğu kurmay ekibi, biri hariç bence on numara… Hariç olanı yazının sonlarındaki ‘Son cümlem’ bölümünde açıklayacağım. Ancak bu bürokratların çalışmalarına da bazı meclis üyelerinin engel olduğunu, çalışanların morallerini bozduğunu duyuyor ve yakından izliyoruz. Belediye bürokratları bu yüzden halka sağlıklı hizmet veremiyor…

6- Seçildikten sonra belediye meclisi üyelerinden herhangi birisinin, halkın arasına karışıp, kahvehane veya benzer mekânlarda, “Seçildikten sonra belediye olarak şu icraatları yaptık veya yapmaya çalışıyoruz” dediklerini, halkla hasbıhal ettiklerini duymadım, görmedim.

7- Tüm seçilmişler seçim sürecinde verdikleri sözleri unutmuş gibi davranıyorlar. Hatırlatsanız da hatırlamayacak kadar duyarsızlar.

8- Seferihisar imar planlarının ne durumda olduğunu bu güne kadar sadece meclis üyesi Sefer Topçu’dan öğrendim… Allah var, Topçu verilen görevi sonuna kadar takip ediyor. Peki, diğerleri ne alemde?

9- Belediye başkanı Yetişkin de son derece iyi niyetle ve mesai kavramı gözetmeksizin çalışmasına rağmen, “Arkadaşlar, biz seçimlerde şu sözleri verdik. Haydi bakalım, biraz silkelenin…’’ diye meclis üyelerini harekete geçirdiğine pek tanık olmadık. ”

Birebir yaşadığım bir konuyu anlatmaya çalışayım! Akarca’da açılacak bir servis yolu hikâyesi var, tamamen Aziz Nesin’lik. Seçimlerden önce canlı yayında da söz verilmesine rağmen sanki el freni çekilmiş, hareket yok. Perde arkasını daha sonra siz okurlarıma anlatacağım…

10. maddede yer alan belediye çalışanlarının halkla ilişkileri verilen nottan da anlaşılacağı üzere gayet iyi gidiyor. Umarım böyle devam eder…

SON CÜMLEM ve BİR HATIRLATMA

Almanya’nın Ulm kasabasında 14.3.1879’da dünyaya gelen, 18.4.1958 tarihinde de bu dünyaya gözlerini yuman Nobel Fizik Ödülü sahibi, Yahudi asıllı fizikçi Albert Einstein’in bir anısını okudum.

Einstein fizikçi bilim adamı olarak haftanın 4 gününde değişik okul ve STK’larda konuşmalar yapıyor. Şoförü bir gün Albert Einstein’in yorgun olduğunu görünce, “Efendim, konferans vereceğiniz insanlar zaten sizi tanımıyor! İzin verin sizin yerine kürsüye ben çıkıp konuşayım. Sizin yanınızda 40 yıla yakındır çalışıyor ve arka sıralarında hep sizi izliyorum! izleyicilerin ne soracaklarını biliyorum, ben cevaplarım” der.

Albert Einstein’in, “Konuşabilir misin, soruları cevaplayabilir misin?” sorusuna da, “Merak etmeyin efendim” şeklinde cevap verir. Şoför çıkar kürsüye başlar konuşmaya…

Albert Einstein’in aynısı. Sıra soru cevap bölümüne gelir. Yine tüm sorulara cevap verir şoför. Ancak izleyicilerden biri öyle bir soru sorar ki şoförün cevap vermesi mümkün değil. Şoför bir an duraklar ve soruyu sorana, “Bunu bilmeyecek ne var! Bunu arka sıralarda oturan şoförüm bile bilir” der ve “Şoför bey bu soruyu cevaplar mısın” dedikten sonra Albert Einstein, arka sıralardan doğrulur ve sorunun cevabını verir…

Sevgili okurlarım! Beşinci maddeden hareketle analiz yapmak ve o bir kişiyi tahmin etmek sizlere ait.

Bu arada Başkan Yetişkin’e bir de hatırlatmam var…

Sevgili Başkan, siz de bilirsiniz ki şeyh uçmaz mürit uçurur… Yalakalara dikkat edin. Size gaz verirken uçurmasınlar… Bizim bugünkü Yetişkin’e ihtiyacımız var, uçanına değil…